Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/5270 E. 2012/7823 K. 23.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5270
KARAR NO : 2012/7823
KARAR TARİHİ : 23.05.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … köyü 451 ada 5, 6, 8, 9 ve 13 parsel sayılı sırasıyla 11388,10 m2, 1943,40 m2, 2488,25 m2, 4472,36 ve 5378,25 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar …, …, …, … ve … adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazların … 1947 tarih 54 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı iddiasıyla ayrı ayrı dava açmıştır. Mahkemece açılan davalar birleştirilerek, davaların reddine ve dava konusu taşınmazların tesbit gibi tescillerine karar verilmiş hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1969 yılında kesinleşen orman tahdidi ile 22.12.2006 tarihinde altı aylık ilan sonucu kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulamaları bulunmaktadır.
Mahkemece Hazine’nin dayandığı tapu kaydının sınırları itibariyle taşınmazların bulunduğu köyün yarısını kapsadığı, sınırlarının çok büyük olduğu, tapu kaydının sınırlarının sabit ve ölçüye dayalı olmadığından uygulanabilir olmadığı ve davalılar yararına da kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle mülk edinme koşullarının oluştuğu belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli değildir. Şöyle ki; keşif sırasında mahalli bilirkişiler dayanak tapu kaydının sınırlarını göstererek çekişmeli taşınmazların tapu kaydı kapsamında kaldığı bildirilmiş ise de, hükme dayanak yapılan teknik bilirkişi raporunda tapu sınırları keşfi izlemeye ve denetlemeye imkan verecek şekilde gösterilmediğinden denetlenemediği gibi, kamulaştırma ile oluşan dayanak tapu kaydı tüm tedavülleriyle de getirtilmemiş, haritasının olup olmadığı araştırılmamıştır.
O halde; Mahkemece öncelikle dayanak tapu kaydı tüm geldi ve gitti kayıtları ve varsa haritası ile birlikte getirtilerek, kadastro sırasında revizyon görüp görmediği araştırılmalı, revizyon görmüş ise revizyon gördüğü kadastro parsellerine ait kadastro tespit tutanakları getirtilmeli ve bu tapu kaydına dayanılan ve çekişmeli taşınmazlara komşu olan taşınmazlara ilişkin açılmış bulunan başkaca dava bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa bu dava dosyaları tespit edilmeli daha sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar hazır olduğu halde dava konusu taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, uygulamada kayıtların revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlar varsa özellikle gözönünde tutulmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, uzman bilirkişiye kayıtlarda tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ve memleket haritasında ayrı ayrı işaret ettirilmeli, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri, dıştan komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve varsa dayanakları kayıtlarla denetlenmeli, bu yolla dava konusu taşınmazların dayanılan tapu kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız saptanmalı, taşınmazlar dayanılan tapu kayıtlarının kapsamında kaldığı belirlenirse dava kabul edilmeli, aksi halde dava reddedilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak … biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 23/05/2012 günü oybirliği ile karar verildi.