YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5309
KARAR NO : 2012/7457
KARAR TARİHİ : 16.05.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar … ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
03.04.2008 tarihinde yapılan kadastro sırasında … köyü 161 ada 1 sayılı 8.563,12 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, …’in zilyetliğinde olduğu, taşınmaz hakkında Kadastro Mahkemesinde 2008/2 esas sayılı dava dosyası bulunduğundan söz edilerek tutanak aslı cinsi ve malik hanesi açık olarak kadastro mahkemesine gönderilmek üzere 3402 sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca tespit edilmişlerdir.
Davacı … Yönetimi, 25.02.2008 tarihli dilekçe ile; Hazineyi taraf göstererek dava dilekçesine ekli krokide işaretlenen taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu, orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmesi istemiyle Kadastro mahkemesinde 2008/2 esas sayılı davayı açmıştır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazların tutanak asılları, orman kadastrosuna itiraz dosyası ile birleştirilip taşınmazların zilyetleri davaya dahil edilmiştir. Daha sonra 161 ada 1 sayılı taşınmaza ilişkin dava ayrılarak yukarıdaki esasa kayıt edildikten sonra davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar … ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasayla değişik 4. maddesine göre yapılıp kesinleşmeyen orman kadastrosu vardır.
1) Hazinenin ve …’in çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi Yaşar … tarafından düzenlenen 26.5.2010 tarihli rapor ekindeki krokide (A1) ve (A2) ile işaretlenen kesimlerine yönelik temyiz itirazları yönünden; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye çekişmeli taşınmazın malik hanesinin açık olduğu, gerçek hak sahibinin 3402 sayılı Yasanın 30/2 maddesi uyarınca mahkemece re’sen belirleneceği, davada taraf olmayanlar adına dahi tescile karar verilebileceği gözetilerek, uzman bilirkişi raporuna eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına dayalı olarak yapılan uygulama ve araştırma sonucu çekişmeli taşınmazın (A1) ve (A2) ile işaretlenen kesimlerinin orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına, Devlet Ormanlarının Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 169/1-2, 3402 sayılı Kadastro Yasasının 16/D, 18/2 maddeleri, 6831 sayılı Orman Yasası ve Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre tabi … niteliğinde olup devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, özel mülkiyete konu olamayacağı, tapu yada kazandırıcı zamanaşımı yoluyla veya başka bir yol ile kazanılamayacağı, tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğu, diğer fıkraları da 3.3.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırıldığından bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğuna göre bu kesimlere yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE, karar vermek gerekmiştir.
2) Hazinenin ve …’in çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi Yaşar … tarafından düzenlenen 26.05.2010 tarihli rapor ekindeki krokide (B) ile işaretlenen kesimine yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; davacı Orman Yönetimi 25.02.2008 tarihli dilekçe ile; Hazineyi taraf göstererek dava dilekçesine ekli krokide işaretlenen taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu, orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmesi istemiyle Kadastro mahkemesinde 2008/2 esas sayılı davayı açmış, mahkemece, dava edilen tüm taşınmazların tutanak asılları, orman kadastrosuna itiraz dosyası ile birleştirilip taşınmazların zilyetleri davaya dahil edildikten sonra çekişmeli 161 ada 1 sayılı taşınmaza ilişkin dava ayrılarak yukarıdaki esasa kayıt edildikten sonra Hazine’ye duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilmeden yokluğunda yargılama yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Dairenin geri çevirme kararıyla Hazineye gerekçeli kararın tebliği üzerine Hazine yasal süresi içinde kararı temyiz etmiştir. Asıl dosyada Hazine taraf olarak gösterildiğinden ayrılan dosyada Hazineye duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilip, delil ve belgeleri istenerek yargılama yapılıp sonuçlandırması gerekirken yokluğunda yargılama yapılıp davalı kişi yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşulları yeterince araştırılmadan ve ziraat bilirkişiden rapor alınmadan davanın eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuçlandırılması doğru değildir.
Yasal ayrıcalıklar dışında yargılamayı yürüten hakim davanın taraflarını dinlemeden veya iddia ve savunmalarını yapmak üzere yasal şekil ve şartlara göre çağırmadan, delilleri toplayıp hüküm veremez. (Anayasanın 36. ve 1086 sayılı HYUY’nın 73. maddeleri). Çekişmeli taşınmazın malik hanesi açık olup, mahkemece 3402 sayılı Yasanın 30/2 maddesi uyarınca gerçek hak sahibi re’sen belirlenecek, davada taraf olmayanlar adına dahi tescile karar verilebilecektir. Ancak, somut uyuşmazlıkta hükme dayanak alınan orman bilirkişi raporunda; 1953 çekim tarihli hava fotoğrafında ve eski tarihli memleket haritasında çekişmeli taşınmazın (A1) ve (A2) ile işaretlenen kesimlerinin yeşil renkli ormanlık alanda, (B) ile işaretlenen bölümünün açık alanda gözüktüğü, ancak (B) ile işaretlenen kesiminin üç tarafının orman ile çevrili olduğu, mevcut ormanın devamı niteliğinde olup orman bütünlüğünü bozduğu, 6831 sayılı Yasanın 17/2. maddesi uyarınca orman içi açıklık niteliğinde bulunduğu, taşınmazın % 30 eğimli olduğu, üzerinde fındık ağaçlarının bulunduğu, taşınmazın tamamının orman sayılan yerlerden olduğu belirtilmiş ise de, orman raporuna ekli aplikeli memleket haritası incelendiğinde çekişmeli taşınmazın (B) ile işaretlenen kesiminin güneyi açık alanda gözükmekte olup, güney taraftan kişi parsellerine bitişik olduğu gibi batı taraftan da yola cephelidir. Bu durumda; çekişmeli taşınmazın (B) ile işaretlenen kesiminin orman bütünlüğü içinde bulunduğu, orman içi açıklık niteliğinde olduğu yönündeki tespit dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Açıklanan nedenlerle; Hazineden delil ve belgeleri istenmeli, davalı kişi, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunduğuna göre kişi yararına 3402 sayılı Yasanın 14 ve 17. maddeleri gereğince imar-ihya ve zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının araştırılması gerekeceğinden, yapılacak keşifte tarım uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; kadastro tespit bilirkişileri ve varsa zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tespit tarihine kadar davalı kişi yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli, yapılan inceleme ve araştırma sonucu çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi Yaşar … tarafından düzenlenen 26.05.2010 tarihli rapor ekindeki krokide (B) ile işaretlenen kesim yönünden ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1. bentde açıklanan nedenlerle; Hazinenin ve …’in çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi …. … tarafından düzenlenen 26.05.2010 tarihli rapor ekindeki krokide (A1) ve (A2) ile işaretlenen kesimlerine yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle Hazinenin ve …’in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi Yaşar … tarafından düzenlenen 26.05.2010 tarihli rapor ekindeki krokide (B) ile işaretlenen kesimi yönünden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 16/05/2012 günü oybirliği ile karar verildi.
.