YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5353
KARAR NO : 2012/8088
KARAR TARİHİ : 29.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.1.2009 tarih gün ve 2008/15365 E., 2009/512 K. sayılı bozma kararında özetle; “Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği …. Köyü 50, 49, 179 ve 182 sayılı parseller arasında kalan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, 02.05.2008 günlü fen bilirkişi raporunda (A)=58732 m2 yüzölçümündeki taşınmazın veraset belgesine göre davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de, çekişmeli taşınmazın 1963 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında kumluk olarak tapulama dışı bırakıldığı, davanın 19.02.2001 tarihinde 40 – 50 yıldır zilyet edildiği iddiasına dayalı olarak açıldığı, tescile karar verilen taşınmazın kuzey sınırını oluşturan 49 sayılı parselin hükmen orman olduğu, doğu sınırında bulunan 70 parselin davacı….. adına tapulu olduğu, güney sınırında bulunan 179 ve 180 parsel sayılı taşınmazların dayanağı olan Ekim 952 tarih 126 numaralı tapu kaydının dava konusu taşınmaz yönünü kumluk tepe olarak gösterdiği, ziraat bilirkişi raporunda tescili istenilen yerin % 10-15 eğimli yabani otlarla kaplı yer yer taşlık, 8-10 yıldır kullanılmayan yer olduğunun belirtildiği, 05.02.2008 tarihli Orman Mühendisi Bilirkişi Doç. Dr…….’ın raporunda da taşınmazın tamamının ham toprak ve çok taşlı yabani bitkilerle kaplı orman toprağı özelliğinde % 10 -15 eğimli toprak muhafaza karakteri taşıyan orman sayılan yerlerden olduğunun açıklandığı, daha sonra yapılan keşif sonucu alınan orman bilirkişi kurulu raporunda orman sayılmayan yer olduğu açıklanmış ise de, keşif günü itibariyle kısmen toprak işlemesi yapılmadığı ve halen yabani otlarla kaplı yer olduğunun açıklandığı, dosyada bulunan bilirkişi raporuna ekli resimlerde dahi taşınmazın hiç kullanılmayan taşlık bir yer olduğunun göründüğü, bu hali ile taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yer olmadığı gibi M.Y.nın 713. ve 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. maddelerinde yazılı koşulların oluşmadığı anlaşılmakla, tescil davasının reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın taşlık olduğu, zilyetlikle kazanılmaya elverişli olmadığı, davalı Hazinenin 05.05.2011 tarihli celsede, taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiş olması karşısında, taşınmazın Hazine adına tescilinin, taşınmazın zilyetlikle kazanmaya elverişli olması gerektiği gerekçesiyle davacıların ve Hazinenin davalarının reddine karar verilmiş, hüküm davacılar ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Hazine vekilince, 13.06.2011 havale tarihli dilekçe ile temyiz talebinden vazgeçmeye yönelik dilekçe verilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 1963 yılında yapılarak kesinleşmiştir.
1) Hükmü temyiz eden davalı Hazinenin, 13.06.2011 havale tarihli dilekçe ile Maliye Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğünün muvafakatnamesine dayanarak temyiz talebinden vazgeçtiği, bu konuda yerel mahkemece bir hüküm verilebileceği gibi, Yargıtayca karar verilebileceğine göre, davalı Hazinenin temyiz dilekçesinin temyiz talebinden vazgeçmesi nedeniyle reddi gerekmiştir.
2) Davacıların temyiz itirazlarına gelince; dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle, davalı Hazinenin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle, davacıların temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 29/05/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.