Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/5375 E. 2012/7825 K. 23.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5375
KARAR NO : 2012/7825
KARAR TARİHİ : 23.05.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı …, 30.04.2009 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … köyü Bilbil mevkiinde bulunan birisi 10 dönüm, birisi 6 dönüm olmak üzere iki parça taşınmazın, tapuda kayıtlı olmadığını, genel kadastroda tapulama dışı bırakılan bu taşınmazları 50 yıldan beri tarım alanı olarak, malik sıfatıyla zilyet ettiğini, üzerinde 10 yaşlarında zeytin ağaçların bulunduğunu, yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, … İli, Merkez … köyünde bulunan 26.06.2008 tarihli krokili … bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 10146,42 m2, (B) ile gösterilen 2342 m2 ve (C) ile gösterilen 3188,95 m2 yüzölçümündeki bölümlerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine dairece bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 14/09/2009 gün ve 2009/10662-13208 sayılı bozma kararında özetle (Nizalı taşınmazın davacıya miras bırakanından kaldığı bilirkişi ve tanıklar tarafından ifade edilmiş ve taksim hakkında bir açıklama yapılmamış olduğuna göre, dosyaya ibraz olunan murise ait mirasçılık belgesine göre, tereke iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabidir. Davacıdan başka mirasçı da vardır. Bu durumda, davacı dışında kalan diğer mirasçıların da davaya katılmalarının sağlanması ya da yöntemine uygun biçimde muvafakatlarının alınması veya Medeni Yasanın 581. maddesi uyarınca miras ortaklığına bir mümessil tayin ettirilerek, onun huzuru ile yargılamaya devam edilmesi ve böylece kamu düzenine ilişkin dava şartı yerine getirildikten sonra, uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerekirken, bundan zuhul ve eksik inceleme ile … şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Diğer taraftan;
3402 sayılı Kadastro Yasasının 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan … getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ihya olarak kabul edilemez) ve imar ihyanın tamamlandığı tarihten tescil davasının açıldığı ya da tesbit tutanağının düzenlendiği güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazların, Kadastro Yasasının 14. maddesinde … diğer koşulların yanında niteliğinin, imar-ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında ,gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli … fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava tarihinden ya da kadastro tesbit tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli … fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen streoskopik çift … fotoğraflarının streoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazların niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi) gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra çekişmeli taşınmazlar hakkında 101 ada 29, 44, 54 parsel numarasıyla malik hanesi boş bırakılarak tutanak tutulması nedeniyle dosya kadastro mahkemesine devredilmiştir.
Kadastro mahkemesince, dava konusu taşınmazların tesbitlerinin iptali ile 19/10/2011 tarihli … bilirkişi ek raporunda; 29 sayılı parselin (A) = 6727,13 m2 ve 54 sayılı parselin (A) = 275,19 m2 bölümlerinin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 29 sayılı parselin (B) = 2766,16 m2, (C) = 653,13 m2 ve 54 sayılı parselin (B) = 2913,76 m2 bölümleri ile 44 sayılı parselin tamamının tesbitteki niteliğiyle Hazine kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Taşınmazların bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 1954 yılında yapılıp 11.08.1954 tarihinde kesinleşmiş, çekişmeli taşınmazlar bu işlemde tesbit harici bırakılmıştır.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1995-1996 yıllarında yapılıp 27.03.1996 ilâ 27.09.1996 tarihleri arasında ilan edilen orman kadastrosu ve 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
1) Davalı Hazinenin temyiz itirazları yönünden;
Davalı Hazine, 24/11/2011 havale tarihli dilekçe ile hükmü temyiz etmiş ise de, 09/12/2011 havale tarihli temyizden vazgeçme dilekçesi ve Bakanlığın 02/12/2011 tarih ve 42445 – 4241/36172 sayılı vazgeçme oluruna istinaden temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2) Davacının, çekişmeli 101 ada 29 ve 54 sayılı parselin (A) bölümlerine yönelik temyiz itirazları yönünden;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada, çekişmeli 101 ada 29 ve 54 parsel sayılı taşınmazların (A) harfiyle işaretli bölümlerinin orman tahdidi içerisinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün bu bölümünün ONANMASINA,
3) Davacının, çekişmeli 101 ada 29 sayılı parselin (B) ve (C), 54 sayılı parselin (B) ve 44 sayılı parselin tamamına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece; davacının ecrimisil ödeyerek davalı Hazinenin … hakkını tanıdığı ve taşınmaz üzerinde davalı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle edinme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle bu bölümler yönünden de davanın reddine karar verilmiş ise de, ulaşılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazlarla ilgili davalı Hazineden getirtilen belgelerden çekişmeli taşınmazlar için ecrimisil tahakkuk ettirildiği ve icra tehdidi altında ödemenin yapıldığı anlaşılmaktadır. İcra tehdidi altında yapılan ecrimisil ödemesi, … hakkın tanınması olarak kabul edilemeyeceği gibi, raporu hükme dayanak alınan bilirkişi kurul raporunda taşınmazın temyize konu bölümlerinin kesinleşen orman tahdidi dışında olduğu, eski tarihli memleket haritası ve … fotoğrafında orman sayılmayan yer olduğunun bildirilmiş olması ve ziraat bilirkişi raporunda ise her ne kadar üzerindeki zeytinlerin yaşlarının 15-16 olduğu belirtilmesine karşın, taşınmazların imar ve ihyasının tamamlandığı ve 20 yılı aşkın bir süredir tarım arazisi olarak kullanıldığı; yine, keşifte bilgisine başvurulan yerel bilirkişi ve tanıkların, zeytin ağaçları dikilmeden önce de taşınmazların tarım arazisi olarak kullanıldığı beyanları karşısında, davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu kabul edilerek çekişmeli 101 ada 29 sayılı parselin (B ve C), 54 sayılı parselin (B) ve 44 sayılı parselin tamamı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle davacı …’nın temyiz itirazlarının kabulüyle bu bölümler yönünden hükmün BOZULMASINA 23/05/2012 günü oybirliği ile karar verildi.