Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/550 E. 2012/6289 K. 24.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/550
KARAR NO : 2012/6289
KARAR TARİHİ : 24.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 28.12.2009 tarih ve …sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmış olup mahkemece yörede 2004 yılında yapılan arazi kadastrosu çalışmalarına esas olmak üzere düzenlenen topokrafik harita bulunup bulunmadığı araştırılmadığı gibi 1980’li yıllara ait hava fotoğrafları getirtilerek taşınmazın o tarihlerde ziraat alanı olarak kullanılıp kullanılmadığı araştırılmadığı gibi çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1949 yılında 3116 sayılı Yasa gereğince yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu ile 1976-1977 yıllarında yapılan 1744 sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması ve 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince yapılan ve genel arazi kadastrosu ile birlikte kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin tahdit haritaları ayrı ayrı mahallinde uygulanarak taşınmazın bu haritalara göre konumu tam olarak belirlememiştir. Mahkemece öncelikle yörede 2004 yılında yapılan arazi kadastrosu çalışmalarına esas olmak üzere düzenlenen topokrafik harita bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa bu harita ile 1980’li yıllara ait hava fotoğrafları ve memleket haritası ile yörede 1949 yılında 3116 sayılı Yasa gereğince yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu ile 1976-1977 yıllarında yapılan 1744 sayılı yasa ile değişik 2. madde uygulaması ve 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince yapılan ve genel arazi kadastrosu ile birlikte kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örnekleri eksiksiz olarak getirtilerek halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; teknik aletler ve münhaniler yardımıyla eğim belirlenmeli; taşınmaz üzerindeki bitki örtüsü, ağaç cinsi ve sayısı, kapalılık oranı, hakim bitki örtüsü detaylı şekilde tesbit edilmeli; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1949 yılında
3116 sayılı Yasa gereğince yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu ile 1976-1977 yıllarında yapılan 1744 sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması ve 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince yapılan ve genel arazi kadastrosu ile birlikte kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması haritaları ile tapulama paftası ölçekleri denkleştirilip birbiri üzerine aplike edilerek değişik açı ve uzaklıklarda olan, en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktası görülecek biçimde dava konusu taşınmazın ve komşu taşınmazların orman kadastrosu ve aplikasyon hattına göre konumu, orman kadastro haritasındaki sınır noktaları ile varsa aplikasyon haritasındaki sınır noktaları kadastro paftası üzerinde ayrı renkli kalemlerle çizilmek suretiyle bilirkişilerden müşterek imzalı krokili rapor alınmalı, 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince yapılan orman kadastrosunda bu yasanın kadastro komisyonlarına 2/B madde uygulaması yapma hakkı vermediği dikkate alınmalıdır.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı veya 1744 sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulamasına konu olmadığı yada 2/B madde uygulaması ile Hazine lehine orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma (Medeni Yasanın 713. maddesi, 3402 sayılı Yasanın 14. ve 17. maddelerindeki) koşulların araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak, yapılacak keşifte imar ihya üzerinde durulup, bu konuda ve zilyetliğin tespiti yönünden tanık beyanlarına başvurulmalı, 1980’li yıllara ait hava fotoğraflarında taşınmazın ne şekilde göründüğünün belirlenmesi, tarafların bildirecekleri zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmesi, çekişmeli yerlerin öncesinin ne olduğu, imar ihyanın hangi tarihte tamamlanıp bittiği, zilyetliğin hangi tarihten başlayıp kimler tarafından, kaç yıl, ne şekilde sürdürüldüğü, kullanımın ekonomik amacına uygun olup olmadığı, tanıkların ve yerel bilirkişinin imar ihya ve zilyetlik olgusunu hangi olaylarla nasıl hatırladıklarının saptanması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüyle 101 ada 950 parselin tapusunun iptaliyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya dava, tapu iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1949 yılında 3116 sayılı Yasa gereğince yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu ile 1976-1977 yıllarında yapılan 1744 sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması ve 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince yapılan ve genel arazi kadastrosu ile birlikte kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve çekişmeli taşınmazın 2/B madde uygulamasına konu olan yerlerden olmadığı gibi, kadastro mahkemesince davacı … tarafından aynı parsele yönelik olarak kadastro müdürlüğü aleyhine açılan dava sonucu mahkemece davanın husumet nedeniyle reddine dair verilen 2004/43-71 sayılı kararın, bu dava açısından mülkiyetle ilgili olarak davacıyı bağlayıcı nitelikte bulunmadığı anlaşıldığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 24/04/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.