Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/5746 E. 2012/9259 K. 19.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5746
KARAR NO : 2012/9259
KARAR TARİHİ : 19.06.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Tapuda davalılar adına kayıtlı olan eski … köyü 2448 sayılı 8619 m2 yüzölçümündeki parsel, 5304 sayılı Yasanın 6. maddesi ile değişik 3402 sayılı Yasanın 22. madde 2. fıkra (a) bendi hükmüne göre yapılan kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin yapılması sırasında 28061 ada 4 parsel sayısı, 8689,56 m2 yüzölçümü ve yeni haritası ile malik hanesi “Tapu kütüğünde olduğu gibi” şeklinde tesbit edilmiş, 3402 sayılı Yasanın 11. maddesine göre 28.9.2010 – 27.10.2010 tarihinde ilân edildiği tutanak arkasına yazılmıştır. Orman Yönetimi, yörede 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda parselin orman sınırları içinde bırakıldığı, tesbitinin iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, çekişmeli parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ilişkin kesin hüküm bulunduğu gerekçesiyle davanın REDDİNE, çekişmeli eski 2448 parsel yeni 8689,56 m2 yüzölçümündeki 28061 ada 4 sayılı parselin tapu kütüğüne aynen aktarılmasına, yüzölçüm ve sınırlarının düzeltilmesine karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın 22/a maddesi gereğince yapılan, kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin yapılması işlemine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1976 yılında ilk tahditin aplikasyonu ve … Paşa Vakfının tapulu taşınmazları yönünden Vakıflar Genel Müdürlüğünün itirazı üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanın hakem sıfatıyla verdiği karar ile tahditi iptal edilen yerler hakkında yapılan ormanların kadastrosu çalışmaları 15.09.1976 tarihinde, bu işlemlere karşı yapılan itirazları inceleyen 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonu işlemleri de 09.12.1976 tarihinde ilân edilmiştir. Daha sonra, 1988 yılında 36 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca aplikasyon ve sınırlandırması yapılmamış, ormanların kadastrosu ile 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılmış ve 15.06.1989 tarihinde ilân edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve Orman Yönetimi tarafından davalı sıfatıyla … aleyhine açılan davanın kabulüne, parselin tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ilişkin Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.02.2009 gün ve 2008/346 – 48 sayılı kararının temyiz edilmeksizin 25.12.2009 tarihinde
2012/5746 – 9259
kesinleştiği, daha sonra yörede 3402 sayılı Yasanın 22/2-a maddesine göre yapılan çalışmalarda, sözü edilen kesinleşmiş karar dikkate alınmadan, eski … köyü 2448 sayılı parsel için, … mahallesi 28061 ada 4 parsel sayısı ile malik hanesine “tapu kütüğünde olduğu gibi” yazılmak süretiyle yenileme tutanağı düzenlendiği, ancak; Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.02.2009 gün ve 2008/346 – 48 sayılı kesinleşmiş kararının, 14.02.2012 tarihinde infaz edilmek suretiyle tapuda düzeltme yapılarak 28061 ada 4 sayılı parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescil edildiği, bu şekilde Orman Yönetimi tarafından açılan tapu iptali – tescil davasının konusuz kaldığı gözetilerek, davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak, çekişmeli 28061 ada 4 sayılı parsel, orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescil edildiği, dava ile hedeflenen amaç gerçekleştiği halde, mahkemece çekişmeli 28061 ada 4 sayılı parselin 8689,56 m2 tarla olarak tapu kütüğüne aynen aktarılmasına ve dava konusu parselin yüzölçümü ve sınırlarının düzeltilmesine denilmesi doğru değil ise de, bu husus, hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenlerle, hüküm fıkrasının 2. ve 3 bentlerinin hükümden tamamen çıkartılarak düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. madde yollamasıyla H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesi gereğince düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 19.06.2012 günü oybirliği ile karar verildi.