Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/5857 E. 2012/8228 K. 29.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5857
KARAR NO : 2012/8228
KARAR TARİHİ : 29.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Okurcalar Yalı mahallesinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece 28.01.2009 tarihli krokide (A) ve (B) ile gösterilen toplam 404,82 m² yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, mahkemece verilen bu ilk hüküm, davalılardan Hazinenin temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi tarafından bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 29.09.2010 gün ve 2010/10155-11394 sayılı bozma kararında özetle; “Mahkemece, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve 3402 sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerinde öngörülen şartların davacı yararına gerçekleştiği gerekçesiyle hüküm kurulmuşsa da 19.04.2007 tarihli keşif sonunda fen bilirkişi İbrahim Kurum tarafından hazırlanan rapora ekli krokide çekişmeli taşınmazın 290 m² olarak ölçüldüğü halde, 14.01.2009 tarihli keşif sonunda fen bilirkişi Mahir Şimşek tarafından hazırlanan krokide (A) işaretli 290 m² yere ilave olarak (B) işaretli 114 m² bölümün de (kuzeydeki Yusuf Yetkin taşınmazında kalan) kroki kapsamına alındığı ve mahkemece toplam 404 m² yüzölçümlü taşınmaz üzerinden hüküm oluşturulduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, ziraat ve orman bilirkişi incelemesi yaptırılmak üzere ikinci keşif yapıldığına ve ilk krokiye itiraz olmadığına göre, artık taraflar ilk krokiyle bağlıdır. O halde, fen bilirkişi İbrahim Kurum tarafından hazırlanan raporda işaretli 290 m² yüzölçümlü taşınmaz hakkında hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacının davasının kabulüne ve dava konusu Okurcular beldesinde bulunan ve 20.0.4.20007 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide 290,05 m² yüzölçümünde gösterilen taşınmazın davacı gerçek kişi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 15.11.1986 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi 22.09.1956 tarihinde kesinleşmiş ve taşınmaz bu çalışmada çalılık olarak tespit harici bırakılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi uyarınca harç alınmasına yer olmadığına 29/05/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.