YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5895
KARAR NO : 2012/14163
KARAR TARİHİ : 10.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 1958 yılında yapılan kadastro sırasında Soğucak Köyü, 609 parsel sayılı 4500,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliğiyle Hurşit İleri adına tesbit edilmiştir. 2859 sayılı Yasa uyarınca yapılan yenileme kadastrosu sırasında ise, taşınmaz 4452,17 m² yüzölçümü ile 121 ada 98 parsel sayısını almıştır.
Davacı … Yönetimi, 121 ada 98 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı iddiasıyla, taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili, davalı gerçek kişinin elatmasının önlenmesi istemleriyle dava açmıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu 121 ada 98 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline ve davalının elatmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescili, elatmanın önlenmesi istemlerine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1946 yılında 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1950 yılında 5653 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan makiye ayırma, 1958 yılında genel arazi kadastrosu, 21.11.1991 tarihinde ilânı yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 3302 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli 121 ada 98 parsel sayılı taşınmazın 1946 yılında kesinleşen orman kadastrosunda ve 1992 yılında kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulamasında Halebi Çeşme Devlet ormanı içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı gerçek kişinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdığı peşin temyiz harcının istek halinde iadesine 10/12/2012 günü oy birliği ile karar verildi.