YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6175
KARAR NO : 2012/14333
KARAR TARİHİ : 11.12.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, orman olarak Hazine adına tapuya tescil edilen … Köyü 111 ada 1 parsel sayılı 5556683.15 m² yüzölçümündeki taşınmazın içinde kalan yaklaşık 12000 m² yüzölçümündeki zilyetliğinde olan taşınmazın adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; davalı Hazinenin hükmü temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2009/11289 – 14187 sayılı 05.10.2009 günlü kararıyla bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle: [Anayasanın 169. maddesindeki (…Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir. Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir), 6831 sayılı Orman Yasasının 6. maddesindeki (Devlet ormanlarına ve Devlet ormanı sayılan yerlere ait her çeşit işler Orman Genel Müdürlüğünce yapılır ve yaptırılır) hükümleri ve … Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesi hükmü gereğince, Orman Yönetimi Devlet ormanlarının intifa hakkına sahiptir. Bu nedenle; Orman Yönetimi davada yasal hasım durumda olduğundan, mahkemece Orman Yönetimi davaya dahil edilmek suretiyle dava dilekçesi tebliğ edilerek savunma ve delilleri sorulmalı, aynı parselin değişik bölümleri hakkında mahkemede kişiler tarafından açılmış başka davalar (2008/303, 304, 305 ve 306 Esas sayılı ve numarası belli olmayan diğer davalar) bulunduğundan H.Y.U.Y.’nın 45. maddesi gereğince birleştirilmeli, 6831 sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklıkların özel mülk olarak kişiler adına tescil edilemeyeceği düşünülmeli ve yine 15.01.2009 gün ve 5831 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 7/1. ve 5831 sayılı Yasanın Geçici 7. maddesi ile 6831 sayılı Yasanın 11/1. maddesi birlikte değerlendirilip tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması] gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece, bozma kararına uyularak aynı parsel hakkında açılan diğer davalar da birleştirildikten sonra davacı …’ın davasının kabulüne ve dava konusu …Köyü 111 ada 1 nolu parselin 10.04.2009 ve 20.04.2009 günlü bilirkişi raporlarında (A) ile gösterilen 13053,44 m²’lik ve (C) ile gösterilen 3379,45 m²’lik kısımlarının Hazine adına olan tapusunun iptali ile bu kısmın ifraz edilerek 111 ada son parsel numarası verilmek suretiyle tarla niteliğiyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, birleşen dosya davacısı … ’ın davasının kısmen kabulüne ve dava konusu … Köyü 111 ada 1 nolu parselin 10.04.2009 ve 20.04.2009 günlü bilirkişi raporlarında (G2) ile gösterilen 930,00 m²’lik kısmının Hazine adına olan tapusunun iptali ile bu kısmın ifraz edilerek 111 ada son parsel numarası verilmek suretiyle tarla niteliğiyle birleşen dosya davacısı … adına tapuya kayıt ve tesciline, (G1) ile gösterilen kısım yönünden davanın reddine, birleşen dosya davacısı …’ün davasının kabulüne ve dava konusu Alagöz Köyü 111 ada 1 nolu parselin 10.04.2009 ve 20.04.2009 günlü bilirkişi raporlarında (D) ile gösterilen 1435,15 m²’lik kısmının Hazine adına olan tapusunun iptali ile bu kısmın ifraz edilerek 111 ada son parsel numarası verilmek suretiyle tarla niteliğiyle birleşen dosya davacısı … adına tapuya kayıt ve tesciline, birleşen dosya davacısı … Hanno’nun davasının kısmen kabulüne ve dava konusu …Köyü 111 ada 1 nolu parselin 10.04.2009 ve 20.04.2009 günlü bilirkişi raporlarında (E2) ile gösterilen 18867,60 m²’lik kısmının Hazine adına olan tapusunun iptali ile bu kısmın ifraz edilerek 111 ada son parsel numarası verilmek suretiyle tarla niteliğiyle birleşen dosya davacısı … adına tapuya kayıt ve tesciline, (E1) ile gösterilen kısım yönünden davanın reddine, 111 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 551 hektar 9017,51 m² yüzölçümüyle tesbit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. madde hükmüne göre yapılmıştır.
Mahkemece; davacı ve birleşen dosya davacıları yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, incelenen dosya kapsamına, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna göre mahkemenin değerlendirmesi yerinde değildir.
Şöyle ki; 10.10.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3402 sayılı Yasanın 4/3. maddesi; “çalışma alanında orman bulunması ve 6831 sayılı Orman Yasasına göre orman kadastrosuna başlanılmamış olması halinde, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespiti kadastro ekibi tarafından yapılır ve bu durum ekip tarafından iki ay önce Orman Genel müdürlüğüne bildirilir. Buna karşılık iki ay içinde kadastro komisyonlarınca orman sınırlarının belirlenmemesi halinde kadastro çalışma alanı sınırları kadastro ekiplerince belirlenir ve çalışmalar bu yasa hükümlerine göre yürütülür. Kadastro ekiplerince bu şekilde tespit ve ilan edilen yerlerde orman kadastro işlemleri de ikmal edilmiş sayılır. Orman kadastrosu kesinleşmiş yerlerde bu sınırlara aynen uyulur.” şeklinde iken 22.02.2005 gün 5304 sayılı Yasa ile sözü edilen üçüncü fıkra değiştirilmiş ve aynı maddeye 4, 5 ve 6 ıncı fıkralar eklenmiştir. Bu değişiklikte 3. fıkra “Çalışma alanında orman bulunması ve 6831 sayılı Orman Yasasına göre orman kadastrosuna başlanılmamış olması halinde orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tesbiti kadastro ekibi tarafından yapılır. Ancak; bu çalışmalarda kadastro ekibine … taşra teşkilatınca görevlendirilecek en az bir orman yüksek mühendisi veya ziraat mühendisinin bildirimden itibaren 7 gün içinde iştirak ettirilmesi zorunludur. Bu çalışmalara muhtar ve bilirkişilerin katılmaması halinde çalışmalar resen devam ettirilir.” şeklini almış,
Eklenen 5. Fıkra ise “Çalışma alanındaki ormanların bu ekipçe sınırlandırılma ve tesbitleri yapılarak otuz günlük kısmî ilâna alınır. Bu alanlarda orman kadastrosu yapılmış sayılır” şeklindedir.
Yine, 27.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5831 sayılı Tapu Yasası ile Bazı Yasalarda Değişiklik Yapılmasına Dair Yasanın 2. maddesi ile 6831 sayılı Orman Yasasının 7. maddesinin birinci fıkrasının sonuna; “Ancak, henüz orman kadastrosuna başlanılmamış yerlerde, 3402 sayılı Kadastro Yasası hükümlerine göre belirlenen orman sınırı, orman kadastro komisyonlarınca belirlenen orman sınırı niteliğini kazanır” cümlesi eklenmek suretiyle 6831 sayılı Yasa hükümleri 3402 sayılı Yasa hükümleri ile uyumlu hale getirilmiştir.
Yukarıda belirtilen yasaların getirdiği bu … düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca orman kadastro çalışmalarının yapıldığı, kadastro ekiplerince dava konusu taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tespit ve tescil edildiği ve kamu malı niteliğini kazandığı, 3402 sayılı Yasanın 16/D maddesi hükmünde “Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ormanlar, bu yasada hüküm bulunmayan hallerde, özel yasaları hükümlerine tabi olduğu”nun belirtildiği, bu nedenle ormanlar hakkında özel yasa olan 6831 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması gerektiği ve 6831 sayılı Yasanın 11/1. maddesinde de orman kadastrosunun kesinleşmesinden sonra tapulu taşınmazlarda tapu sahiplerinin 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açabilecekleri hükmünün bulunduğu, bu ilkelerin H.G.K.’nun 08.06.2005 gün 2005/20 – 327, 377 sayılı ve 28.06.2006 gün 2006/20 – 467, 494 sayılı kararlarında da aynen benimsendiği anlaşılmakla, davacı ve birleşen dosya davacılarının zilyetliğe dayanarak açtığı davaların reddine karar verilmesi gerekirken … gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usûl ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine yükletilmesine 11.12.2012 günü oy birliği ile karar verildi.