YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6186
KARAR NO : 2012/13122
KARAR TARİHİ : 22.11.2012
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … vekili dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … . Mevkiinde . … yolu civarında bulunan taşınmazın tapulama dışı bırakıldığını ve … yıllardır davacının zilyetliğinde olduğunu, kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinme şartlarının oluştuğu iddiası ile yaklaşık 30000 m2’lik taşınmazın müvekkili adına tapuya kayıt ve tescili talebiyle dava açmıştır. Birleştirilen mahkemenin 2006/285 esas sayılı dava dosyasıyla Hazine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu, davalı tarafından taşınmazın işgal edildiğini bildirerek elatmanın önlenmesi ve üzerindeki muhtesatın kal’i talebiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüyle (A) ile gösterilen 21865,06 m2’lik kısmın tarla vasfıyla davacı adına tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen 2006/285 esas sayılı davanın reddine,
Bu dava dosyası için yapılan 4.050.-TL. Harç, 1.800.TL’ sı keşif ve bilirkişi ücreti ile 30,50 TL’ sı davetiye gideri toplamı olan 5.880,50.- TL yargılama giderinin kabul-red oranı dikkate alınarak 4.233,96.- TL.’sının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 17.189,04.-TL nisbi vekâlet ücretinin davalıdan tâhsili ile davacıya verilmesine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.100.-TL nisbi vekâlet ücretinin davacıdan tâhsili ile davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili Hazine tarafından temyiz edilmiştir.Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, arazi kadastrosu sırasında tapulama harici bırakılan taşınmazın Medenî Kanunun 713 . maddesi gereğince tapuya tescili istemine ilişkindir.Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1966 yılında yapılan orman kadastrosu bulunmaktadır. Taşınmazın bulunduğu yörede arazi kadastrosu 1957 yılında yapılmış ve kesinlemiştir. Dava konusu taşınmaz kadastro çalışmaları sırasında tesbit harici bırakılmıştır. Kesinleşme tarihi ile dava tarihi arasında 20 yıllık süre geçmiştir.Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yer yörede 1957 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında taşınmaz taşlık fundalık niteliğiyle tespit dışı bırakılmıştır. Çekişmeli taşınmaza komşu 1647 parsel sayılı taşınmaz tapuda davacı – davalı … adına kayıtlı olup, 186 parselin ifrazı ile oluşmuştur. 186 parsel sayılı taşınmaz ise yörede 1957 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında tapu kaydına dayanılarak davacı – davalının babası. adına tespit edilmiştir. Komşu 2080 parsel sayılı taşınmaz ise tapuda davacı – davalının babası. adına kayıtlı olup, tapu kaydı asliye hukuk mahkemesinin 2000/570 – 207 sayılı tescil kararı ile oluşmuştur. Komşu 2080 parselin tesciline esas olan dava dosyasında 06.07.1995 ve 29.05.1998 tarihinde yapılan keşifler sonucu düzenlenen bilirkişi raporları, mahkeme kararı ile tescil krokisi incelendiğinde dava konusu taşınmazın bulunduğu yönün çalılık fundalık olarak gösterdiği anlaşılmaktadır. Ayrıca; mahallinde 11.03.2010 tarihinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişi ..ve ziraatçı bilirkişi . tarafından düzenlenen 25.05.2010 tarihli bilirkişi raporunda da taşınmaz içinde bulunan taş ve kayaların dava tarihine yakın bir zamanda toplanarak sıralar halinde dizilerek set haline getirilmek istendiği ve taşınmazın kuzey batı kısmında 35, 40 yaşlı kızılçam ağaçlarının bulunduğu , taşınmaz içinde bulunan zeytin , badem ve incir ağaçlarının 10, 12 yaşlı olduğu bildirilmiştir.Tüm bu bulgular birlikte değerlendirildiğinde çekişmeli taşınmazın 1998 yılında çalılık fundalık niteliğinde olduğu; davacı – davalı … yararına zilyetlik şartlarının gerçekleşmediği anlaşıldığından …’ın davasının reddine, Hazinenin davasının kabulüyle çekişmeli taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile … şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı- davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA 22/11/2012 günü oy birliği ile karar verildi.