Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/6312 E. 2012/14739 K. 20.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6312
KARAR NO : 2012/14739
KARAR TARİHİ : 20.12.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi – …

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, asliye hukuk mahkemesine verdiği 12.11.1997 tarihli dilekçesiyle, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü, Belova Mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek, Medenî Yasanın 713. maddesi hükmüne göre taşınmazın adına tescili ile davalı …’nın haksız elatmasının önlenmesi talebiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında yörede genel arazi kadastrosu ve orman kadastrosu yapılmış, çekişmeli taşınmaz, 114 ada 37 parsel numarası verilerek tarla vasfıyla 9218,62 m2 yüzölçümüyle asliye hukuk mahkemesinin 2002/212 esas sayılı dava dosyasıyla itirazlı olduğundan malik hanesi boş bırakılmak suretiyle sınırladırılmış ve asliye hukuk mahkemesince dava dosyası görevsizlik kararıyla kadastro mahkemesine gönderilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüyle; 114 ada 37 parselin davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline dair verilen karar, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.01.2010 tarih 2009/18688 – 2010/745 sayılı kararıyla “ Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının reddine, davalı …’nın temyiz itirazlarının kabulüyle tarafların ortak miras bırakanı … … terekesinin paylaşıldığı tarafların ve mahkemenin kabulünde olduğundan, uyuşmazlık; yapılan paylaşımda 38 parselin … oğlu ve davacının satıcısı …’un babası …’ye, dava konusu 37 parselin de davalının miras bırakanı … oğlu … …’e düşüp düşmediği konusundadır. … oğlu …’nin, sağlığında diğer mirasçılarının da muvafakatı ile taşınmazı 1974 yılında oğlu ….’a verdiği ve ….’un bu yeri borcundan dolayı aynı yıl … ‘a sattığı, …’in de 1976 yılında davacı …’a sattığı ve davalı …’nın 37 nolu parseli babası …’dan kaldığı iddiasıyla kullanmaya başladığı ve davacı …’in … aleyhine asliye hukuk mahkemesinin 1995/377 sayılı dosyasında elatmanın önlenmesi ve tescil davası açtığı, dava takip edilmediğinden, 30.10.1997 tarihinde işlemden kaldırıldığı, daha sonra … tarafından asliye hukuk mahkemesinin 1997/407 sayılı dosyasında 12.10.1977 tarihinde aynı iddia ile dava açıldığı ve orman kadastrosu girmesi nedeniyle görevsizlik kararı ile dosyanın kadastro mahkemesine aktarıldığı, davanın devamı sırasında Mayıs 2007 tarihinde çekişmeli yerin 114 ada 37 parsel numarası ile malik hanesi açık bırakılarak tutanağın düzenlenip, mahkemeye gönderildiği görülmektedir.
Mahkemece, taşınmazın bitişikteki 38 parselle birlikte … oğlu … …’e ait olduğu ve satış yoluyla …’a geçtiği kabul edilmiş ise de, muris … …’in nüfus aile kayıt tablosu getirtilmemiş, davalı …’nin babası …’nın hangi tarihte öldüğü, paylaşım sırasında davalı 37 parsel ..’ya, bitişikteki 38 parselin ise davalının satıcısı … …’e düşüp düşmediği, …’nın sağlığında taşınmazı zilyet … etmediği, keza …’nın ölümünden sonra kimin zilyet ettiği ve zilyetliğin malik sıfatı ile olup olmadığı, …’nın başka mirasçısının olup olmadığı, davalı …’nin bu köyde oturup oturmadığı, 1991 yılından itibaren davalı … 37 parseli kullanılmaya başladığı halde, davacı …’ın 1995 yılına kadar dava açmayarak davalı …’nin taşınmaza zilyet olmasına ses çıkarılmamasının aleyhine delil oluşturup oluşturmayacağı konuları yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntıları ile ve maddi olaylara dayalı beyan alınmamıştır. Muris …’ın nüfus aile kayıt tablosu getirtilip, davalının babası …’nın ölüm tarihi saptanmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bilgi alınarak, taşınmazın paylaşımında … oğlu …’ye mi, yoksa kardeşi …’ya mı düştüğü sorulmalı ve toplanan delilere göre bir karara verilmesi ” gereğine değinilerek bozlumuştur.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine, 114 ada 37 parselin … adına tapuya kayıt ve tesciline, davalı … kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ye göre hesaplanan 1200.- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
Davalı … idaresi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ye göre hesaplanan 1200.- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
Davalı Hazine kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ye göre hesaplanan 1200.- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından esasa ve vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yargılama sırasında yapılan ve 20.8.1999 tarihinde ilân edilen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre mahkemece davacı … ‘ın davasının reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; davalı … Yönetimi ve Hazine, yönünden davacının davası red edilmediğinden ve taşınmazın davalı … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş olduğundan, davalı … Yönetimi ve Hazine lehine vekalet ücretine karar verilmiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının 6 ve 7. bentlerinin tamamen kaldırılmak suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.M.K.’nun 150. maddesine (H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine ) göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 20/12/2012 günü oy birliği ile karar verildi.