YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6807
KARAR NO : 2012/14227
KARAR TARİHİ : 11.12.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin, 30.09.2010 tarih ve 2010/8073 E., 2010/11503 K. sayılı bozma kararında özetle: “Davacı … Yönetimi, Burhan Köyünde 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunun kısmî ilâna çıkartıldığını, ancak dava dilekçesine ekli paftada 3 ile gösterilen alanın orman sayılan yerlerden olduğu halde orman sınırları dışında bırakıldığını belirterek, bu alanın orman sınırları içine alınması ve orman niteliğiyle Hazine adına tescili isteğiyle Hazine ve Köy tüzel kişiliğine husumet yönelterek dava açmıştır. Daha sonra yapılan kültür arazilerinin kadastrosu sırasında dava konusu taşınmazların tesbit tutanağı düzenlenip malik hanesi açık bırakılarak mahkemeye gönderilmiş, mahkemece; tutanak iktisabında zilyet olarak ismi … kişiler davaya dahil edilip taraf oluşturulduktan sonra; Hazine ve Köy tüzel kişiliği aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddine, bu davalılar yönünden yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Hazine zorunlu hasım olduğundan lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, dahili davalı kişiler aleyhine açılan davanın ise kabulüne ve 169 ada 9, 10, 11, 12, 13, 17, 18, 22, 23, 24, 25 ve 26 nolu parsellerin kadastro tesbitlerinin iptali ile bu kısımların orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 25.08.2009 tarihli … bilirkişi rapor ve krokisinde 169 ada 8 nolu parselin (a) ile gösterilen 2167,71 m²’lik kısmı, 169 ada 14 nolu parselin (a) ile gösterilen 2879,85 m²’lik kısmı, 169 ada 16 nolu parselin (a) ile gösterilen 4837,95 m²’lik kısmı, 169 ada 19 nolu parselin (a) ile gösterilen 2065,63 m²’lik kısmı, 169 ada 20 nolu parselin (a) ile gösterilen 336,74 m²’lik kısmı, 169 ada 21 nolu parselin (a) ile gösterilen 318,40 m²’lik kısımlarına ilişkin kadastro tesbitlerinin iptali ile bu kısımların orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; parsellerin kalan bölümü hakkında hüküm kurulmamış, karar davacı … Yönetimi ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
1) Orman ve kadastro tesbitine itiraz davalarında Hazine yasal hasım olduğu gibi usûlüne uygun katılımı bulunmadığı ve aleyhine bir hüküm de kurulmadığı anlaşıldığından, davalı Hazinenin vekâlet ücreti yönünden yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİ gerekmiştir.
2) Davalı Hazinenin diğer temyiz itirazları ile davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; mahkemece, dava konusu taşınmazların tutanağın edinme sütununda isimleri … davalı kişiler tarafından zilyet olarak kullanıldığı, bu nedenle Hazine, … ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve Köy tüzel kişiliğine husumet yöneltilemeyeceği ve çekişmeli 169 ada 8, 14, 16, 19, 20 ve 21 nolu parsellerin (c) ile gösterilen bölümünün dava konusu edilmediği gerekçeleriyle Hazine, … ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve Köy tüzel kişiliği aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine ve sadece 169 ada 8, 14, 16, 19, 20 ve 21 nolu parsellerin (a) ile gösterilen bölümü hakkında hüküm kurulmuşsa da, yörede 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4/3. maddesi uyarınca yapılan orman kadastrosunda 6831 ve 3402 sayılı Kanun hükümleri iç içe ve birlikte uygulandığından orman sınırları dışında bırakılan taşınmazlar hakkında 3402 sayılı Kanunun 26/4. maddesi gereğince henüz olumlu tesbit tutanağı ve haritası düzenlenmemiş olmakla birlikte orman olmadığı konusunda “olumsuz tutanak ve harita düzenlendiği” kabul edilip, 6831 sayılı Kanunun 11/1. maddesi gereğince kadastro mahkemesinin görevi (yetkisi) başlayacağı … ve Orman Bakanlığının (Orman ve Su İşleri Bakanılğı) ya da Orman Genel Müdürlüğünün otuz günlük kısmî ilân süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açabileceği, açılacak bu davada yapılan kadastro işleminin özelliği ve açılacak davanın niteliği nedeniyle bu davada husumet Hazine veya taşınmazın içinde bulunduğu Köy Tüzel Kişiliği ya da davaya konu taşınmaza zilyet olanlara yöneltilebileceği dikkate alınarak mahkemece, kendilerine husumet yöneltilerek dava açılan özel ya da tüzel kişilerin gerçek hak sahibi olmadığı gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilemeyeceği, ancak yapılacak uygulama ve inceleme sonucunda dava konusu yerin orman olduğu belirlenirse, bu durumda yasal hasım olan Hazine, … ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve Köy tüzel kişiliğine yargılama gideri ve vekalet ücreti yükletilemeyeceği düşünülerek, dava dilekçesinde niteliği bildirilen taşınmazların tesbit tutanağının, malik hanesi açık bırakılmak suretiyle düzenlenip gönderildiği ve kamu düzeni nedeniyle, kadastro hâkimi düzenli sicil oluşturmakla görevli olduğundan, dava konusu taşınmazların orman sayılmayan bölümleri üzerinde kim ya da kimlerin ne zamandan beri zilyet ettiği, onlar yararına kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenerek bu bölümün kim ya da kimler adına kaç pay oranıyla adına tescil edileceğinin kararda gösterilmesi ” gereğine değinilmiştir. Mahkemece; Köy tüzel kişiliği aleyhine açılan davanın reddine, çekişmeli 169 ada 8 nolu parselin (a) ile gösterilen, 169 ada 14 nolu parselin (a ve c1) ile gösterilen, 169 ada 16 nolu parselin (a ve c2) ile gösterilen, 169 ada 19 nolu parselin (a) ile gösterilen, 169 ada 21 nolu parselin (a) ile gösterilen bölümleri ile 169 ada 9, 10, 11, 12, 13, 17, 18, 20, 22, 23, 24, 25 ve 26 nolu parsellerin orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle orman niteliği ile Hazine adına tesciline, 169 ada 8 nolu parselin (c) ile gösterilen bölümünün orman sayılmayan ham toprak olduğu gerekçesiyle ham toprak niteliği ile Hazine adına, 169 ada 14 nolu parselin (c2) ile gösterilen bölümünün davalı … adına, 169 ada 16 nolu parselin (c1) ile gösterilen bölümünün davalı … adına, 169 ada 19 nolu parselin (c) ile gösterilen bölümünün davalı … adına, 169 ada 21 nolu parselin (c) ile gösterilen bölümünün davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … Yönetimi tarafından davaya konu edilmeyen 169 ada 8 nolu parselin (c) ile gösterilen, 169 ada 14 nolu parselin (c2) ile gösterilen bölümünün davalı … adına, 169 ada 16 nolu parselin (c1) ile gösterilen, 169 ada 19 nolu parselin (c) ile gösterilen, 169 ada 21 nolu parselin (c) ile gösterilen bölümlerine yönelik olarak, davalı Hazine tarafından, 169 ada 20 parselin tamamı ile 8 nolu parselin (a) ile gösterilen bölümü ve gerçek kişiler adına tescile karar verilen ve (c, c1, c2) ile gösterilen bölümlere yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna ve kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli … fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada temyize konu 169 ada 14 nolu parselin (c2) ile gösterilen, 169 ada 16 nolu parselin (c1) ile gösterilen, 169 ada 19 nolu parselin (c) ile gösterilen, 169 ada 21 nolu parselin (c) ile gösterilen, 169 ada 8 nolu parselin (c) ile gösterilen bölümlerinin orman sayılmayan yerlerden olduğu, temyize konu 169 ada 20 nolu parsel ile 169 ada 8 nolu parselin (a) ile gösterilen bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişiler yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 11/12/2012 gününde oy birliği ile karar verildi.