Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/6835 E. 2012/7797 K. 22.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6835
KARAR NO : 2012/7797
KARAR TARİHİ : 22.05.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, … 270 ada 10 parsel sayılı 756 m2 yüzölçümlü taşınmazın, 2/B madde uygulaması nedeniyle bahçe niteliği ile Hazine adına tesbit edildiğini, taşınmazın davacının zilyetlik ve tasarrufunda olduğunu bildirerek, bu durumun tapu kaydının beyanlar hanesine yazılması istemiyle dava açmıştır.
Yörede 5831 sayılı yasaya göre kullanım kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece, yörede 5831 sayılı Yasaya göre bir çalışma yapılmadığı, 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesinde … 10 yıllık hak düşürücü sürenin de dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 2/B madde uygulaması nedeniyle Hazine adına tesbiti yapılan taşınmazın beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhine yönelik olarak açılmıştır.
1998 yılında kesinleşen arazi kadastrosunda, çekişmeli taşınmaz, 2/B madde uygulaması nedeniyle bahçe niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiş, tutanağın beyanlar hanesine de “Maliki bilinemedi ” şeklinde şerh konulmuştur.
3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesi “Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tesbitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukukî sebeplere dayanılarak itiraz olunamaz, dava açılamaz” hükmünü içermektedir.
2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkındaki Yasada orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde yapılacak kullanım kadastrosunda bu yerlere muhdesat ile tasarruf edenler hakkında ne gibi işlem yapılacağı belirtildiği gibi, 27.01.2009 günlü Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5831 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Kadastro Yasasına eklenen 4. madde şöyledir. “EK MADDE 4-6831 sayılı Orman Kanununun 20/6/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2’nci maddesi ile 23/9/1983 tarihli ve 2896 sayılı, 05/6/1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanunlarla değişik 2’nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanunun 11’inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir. Bu maddeye göre yapılacak kadastro çalışmaları, ikinci kadastro sayılmaz.”.
Kadastro tesbit tutanağının ya da kütüğün beyanlar hanesinde … zilyetlik veya muhdesat şerhi, aynî bir hak olmayıp, kişisel hak niteliğinde olduğundan tapu sicilinden ayrı olarak alınıp, satılması, değiştirilmesi mümkün değildir. Şerhe ilişkin talepler, tarafların isteğiyle dahi Tapu Sicil Müdürlüğünce yerine getirilemez ve dava yoluyla genel mahkemeden istenemez. Ancak, yukarıda açıklandığı gibi yörede 4127 sayılı Yasa ile değişik 2924 sayılı Yasanın 11. maddesine ve 3402 sayılı Yasanın Ek 4- maddesi gereğince yapılacak kullanım kadastrosu sırasında ileri sürülebilir ve hak sahipliği tesbit komisyonunca değerlendirilebilir. İtiraz ve dava haklarının da bu aşamada kullanılması gerekir.
Yörede 5831 sayılı Yasaya göre yapılan bir kadastro çalışması bulunmadığına göre, mahkemece … şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 22/05/2012 günü oybirliği ile karar verildi.