YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7130
KARAR NO : 2012/8869
KARAR TARİHİ : 11.06.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin, 02.10.2007 gün ve 2007/10723 E., 2007/11662 K. sayılı bozma kararında özetle; “Kadastro sırasında Yağcılar köyü 137 ada 1, 138 ada 1, 139 ada 1, 148 ada 1 ve 141 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar, 2/B madde uygulaması nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, taşınmazın öncesinde iskanen verilen yerlerden olup 25 yıl önce satın alındığını, 25/04/1972 tarih 79 noda kayıtlı tapusunun bulunduğu ve tarım arazisi niteliğinde olduğunu ileri sürerek, tespitin iptali ile adına tescilini istemiştir. Davacı … Yönetiminin çekişmeli parseller hakkında 2/B madde uygulaması haritasına uygun çalışma yapılmadığı, orman aleyhine genişleme olduğunu iddia ederek, orman kadastrosuna uygun olarak tespit ve tescil istemiyle açtığı davalar bu dava ile birleştirilmiştir.
Mahkemece,gerçek kişi ve Orman Yönetiminin davalarının reddine, davaya konu 137 ada 1, 137 ada 2, 138 ada 1, 139 ada 1, 148 ada 1 ve 141 ada 1 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … vekili ile davacı … Yönetimi vekili ve davalı … Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazındayanak 25/04/1972 tarih 79 sayılı tapu kaydının kadastro sırasında 376 parsel sayılı taşınmaza revizyon gördüğü, çekişmeli parsellerin 376 parselden çok uzakta ve aralarında başka taşınmazlar bulunduğu nedeniyle dava konusu taşınmazlara uyduğunun kabul edilemeyeceğine ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı … vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi gerekmiştir.
2) Orman Yönetimi vekilinin temyiz itirazlarına gelince: mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; Urla Kadastro Mahkemesinin 1987/168-1992/88 E.K sayılı dosyasındaki dava, aplikasyon ile orman sınırı içine alınan yerin orman olmadığı iddiasıyla açılmış olup,mahkemece verilen karar (krokide (A) ve (B) taşınmazları tahdit dışı kaldığından konusuz kalan davanın reddi) yolundadır. Urla Kadastro Mahkemesinin 1987/168 – 1992/88 sayılı kararında, aplikasyon ile oluşan tahdit hattının iptali yönünde bir hüküm kurulmamıştır. Bu duruma göre, kesin hüküm tahdidin dışında kalan yer hakkında olup, tahdit ya da aplikasyon iptal edilmediği için, eldeki davanın konusu taşınmazların ilk tahditte ve aplikasyonda orman sınırı içinde olup olmadığı hususunda kesin hüküm oluşturmaz . Bu nedenle; mahkemece ilk tahdidin ve aplikasyonun duraksamaya yer vermeyecek biçimde uygulanıp, kesinleşen ilk tahdit esas alınarak uyuşmazlığın giderilmesi gerekir
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmî Gazetede yayınlanan 6831 sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “Orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava c fotoğraflarından, varsa ölçü
2012/7130-8869
karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, çekişmeli taşyınmazların kısmen kesinleşen ilk orman tahdit sınırları içinde bulunduğu, kısmen 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve Orman Yönetimi vekilinin 2/B madde uygulamasına uyulması talep edildiği, 141 ada 1 nolu taşınmazın (C) ile gösterilen bölümüne yönelik olarak davacılardan …’ın temyiz talebinin, Yargıtayca reddedilmesi ile hakkındaki hükmün kesinleştiği, bu bölümün kesinleşen tahdit dışında orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ve 137 ada 1 nolu taşınmazın (A) ve (B) ile gösterilen, 137 ada 2 nolu taşınmazın (A) ile gösterilen, 138 ada 1 nolu taşınmazın (A) ile gösterilen, 141 ada 1 nolu taşınmazın (A), (B) ile gösterilen, 148 ada 1 nolu taşınmazın (A), (B) ile gösterilen bölümlerinin orman sınırları içine alınmasına, 137 ada 1 nolu taşınmazın (C) ile gösterilen, 137 ada 2 nolu, 138 ada 1 nolu, 139 ada 1 nolu taşınmazların (B) ile gösterilen, 141 ada 1 nolu taşınmazın (D) ile gösterilen, 148 ada 1 nolu taşınmazın (C) ile gösterilen bölümlerinin, tespit gibi Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve Orman Bakanlığı tarafından orman sayılmayan bölümlere yönelik olarak, davalı Hazine tarafından orman sayılan bölümlere yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 07.04.1980 tarihinde ve itirazlı yerlerde 28.12.1980 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 11.06.1987 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Haziniden harç alınmasına yer olmadığına 11/06/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.