YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7239
KARAR NO : 2012/9602
KARAR TARİHİ : 27.06.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 08.07.2009 gün ve 9742 – 11449 sayılı bozma kararında özetle: “Çekişmeli … köyü, 134 ada 90 parsel (19.246 m2) hakkında açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, mahkemece kesinleşmiş orman kadastrosuna göre karar verildiği, oysa eski tarihli resmi belgelerde taşınmazın kısmen veya tamamen yeşil renkli bölümde işaretlendiği, taşınmazın fındıklık olarak kullanıldığı belirtilmişse de fındık ağaçlarının yaşının, sayısının, taşınmazdaki dağılımının belirlenmediği, memleket haritasında fındık rumuzunun da bulunmadığı, Hazine tarafından, taşınmazın öncesi itibarıyla orman olması nedeniyle zilyedlikle kazanılamayacağı iddia edildiğine göre, 4999 sayılı Yasanın 7. maddesine göre herhangi bir nedenle orman sınırı dışında kalmış orman olup olmadıklarının hem yöreye ait en eski tarihli, hem de kadastro tesbitinden 20 yıl önceye ait (yeni tarihli) resmi belgeler karşılaştırılmak suretiyle incelenmesi, eğimi % 12’den fazla, çalılık cinsi ağaçlarla kaplı, ormanın devamı niteliğindeki yerlerin orman sayılan yerlerden olduğu ve 4999 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 7/1. maddesi gereğince herhangi bir nedenle sınırlama dışında kalmış olmaları nedeniyle her zaman orman sınırı içine alınabileceklerinin gözönünde bulundurulması, orman olmadıkları saptanırsa, bu kez 3402 sayılı Yasanın 14 ve 17. madde koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava; kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 sayılı Yasaya göre 1948 yılında seri bazda yapılıp kesinleşen orman kadastro çalışmaları ile 1975 yılında 1744 sayılı Yasaya göre yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve çekişmeli taşınmazın 1944 tarihli hava fotoğraflarında orman sayılan yerlerden olduğu, davalının tutunduğu Kasım 1949 tarih ve 11 numaralı tapu kaydının çekişmeli taşınmaza ve çevresine uyduğu iddia edilmişse de, tapu kaydının geldisi ve krokilerinin bulunamaması nedeniyle mahkemece yapılan uygulamanın sağlıklı olmadığı, tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uyduğundan sözedilemeyeceği, uysa dahi 4785 sayılı Yasa karşısında yasal değerinin bulunmadığı belirlenerek yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 27/06/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.