YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7500
KARAR NO : 2012/9408
KARAR TARİHİ : 21.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, … köyü 942 sayılı parselin kesinleşen orman sınırları içinde kalması nedeniyle tapusunun iptalini ve orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istemiştir. Birleşen davada ise, …; 942 sayılı parselin adına tapulu olduğunu belirterek orman kadastrosunun iptalini istemiş, daha sonra davasını takip etmemiştir. Mahkemece; Orman Yönetiminin davasının kısmen kabulüne ve dava konusu parselin fen bilirkişi …’nun 08.07.2010 günlü raporunda (A) ile gösterilen 37455,34 m²’lik kısmının ifrazı ile davalı adına olan tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen dosyanın 25.12.2007 tarihinde işlemden kaldırılıp süresi içerisinde yenilenmediği anlaşılmakla, açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm birleşen dosya davacı – karşı davalı … tarafından taşınmazın kabul edilen bölümü yönünden temyiz edilmiştir.
Dava, orman tahdidinin iptali ile tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 22.05.2002 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu ile 1975 yılında yapılıp kesinleşen genel arazi kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen bölümünün orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu, aynı zamanda bu bölümün eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasında orman niteliğinde bulunduğu, bu nedenle dayanılan tapu kaydının 4785 sayılı Yasa kapsamında hukukî değerini yitirdiği anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 21/06/2012 günü oybirliği ile karar verildi.