YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7546
KARAR NO : 2012/9403
KARAR TARİHİ : 21.06.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar asliye hukuk mahkemesine verdikleri dava dilekçesiyle; … köyünde 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan çalışmalarda orman alanlarının kısmi ilâna çıkartıldığını, zilyetliklerinde bulunan taşınmazın 101 ada 1 nolu 1056 hektar 635,761 m² yüzölçümüyle tespit edilen orman parseli içerisinde bırakıldığını belirterek yapılan tespitin iptaliyle taşınmazın adlarına tescilini istemişler, mahkemece; çekişmeli 101 ada 1 nolu parselin kadastro mahkemesinin 2009/11 esas sayılı dosyasında davalı olup kesinleşmediği gerekçesiyle dosya görevsizlik kararıyla kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Kadastro Hakimliğince; … köyü 101 ada 1 nolu parselin kadastro tutanağının kesinleştiği, davacının tapu kaydına dayanmadığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, dava konusu taşınmaza ilişkin tutanak aslının tapu sicil müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasayla değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılmıştır.
Dosyadaki belgelerden yörede 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasayla değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu çalışmalarının tamamladıktan sonra 03.09.2008 ilâ 03.10.2008 tarihleri arası askıya çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Bu tarihten itibaren hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler 3402 sayılı Yasanın 11/1. maddesine göre 30 günlük sürede kadastro mahkemelerinde sınırlamaya itiraz hakkına sahiptir. Somut olayda davanın 25.03.2011 gününde yani 30 günlük süre geçtikten sonra Hazine ve Orman Yönetimine karşı açıldığı, yine aynı parsel hakkında dava dışı Cemal Dede tarafından Ardanuç Kadastro Mahkemesinin 2009/49 esas sayılı (2009/11 esastan tefrik edilen) dosyasında açılan davanın görevsizlik kararıyla Ardanuç Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği ve davasının Ardanuç Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/93 esas sayılı dosyasında derdest olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, öncelikle kamu düzenine ilişkin olan görev konusu mahkemece re’sen göz önüne alınarak davanın görev yönünden reddine karar verilmesi, dosyanın görevli genel mahkemelere aktarılması, genel mahkemece de aynı parsel hakkında iki farklı dava olduğu, dosyalar arasında hukuki ve fiili yönden irtibat bulunduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini de etkileyeceği dikkate alınarak H.Y.U.Y’nın 45. maddesi (6100 sayılı Yasanın 166. maddesi) gereğince dosyaların birleştirilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 21.06.2012 günü oybirliği ile karar verildi.