Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/7556 E. 2012/8961 K. 13.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7556
KARAR NO : 2012/8961
KARAR TARİHİ : 13.06.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVALILAR : Hazine – Orman Yönetimi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Kadastro sırasında … köyü, 732 parsel sayılı, 1014,50 m2 yüzölçümlü taşınmaz, kesinleşen 2/B madde uygulaması nedeniyle tarla niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiş, beyanlar henesine …’ın kullanımında olduğu şerhi verilmiştir. Davacı, parselin yüz ölçümünün eksik ölçüldüğü iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 2/B madde uygulaması nedeniyle Hazine adına adına tesbiti yapılan taşınmazın yüzölçümüne yönelik olarak açılmış kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Mahkemece davanın süresinden sonra açıldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmişse de, bu karar dosyadaki delillere uygun düşmemektedir. Şöyle ki; dava konusu taşınmazın tespiti 3402 sayılı Yasa yürürlüğe girdikten sonra 20.01.2012’de yapılmıştır. Kadastro tutanağı 15.02.2012 gününde askıya çıkarılmış, Kadastro Yasasının 11. maddesinde yazılı 30 günlük askı ilan süresinin 15.03.2012 gününde sona erdiği tutanağa yazılmıştır. Oysa; 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 160 – 162. maddeleri ile Kadastro İlanları Hakkındaki Yönetmeliğin 9. maddesi hükmünce, 30 günlük hak düşürücü sürenin hesaplanmasında tutanağın askıya çıkarıldığı günün hesaba katılmayacağı tabiidir. Öğreti ve tüm uygulamalar da bu doğrultudadır. Bu nedenle; sürenin başlangıcı 16.02.2012 günü kabul edildiğinde 30 günlük süre 16.03.2012 günü akşam saatinde sona ermektedir. Davacı … vekili tarafından dava 3402 sayılı Yasanın 26/B maddesi gereği 11. maddede belirtilen askı ilân süresi içinde açıldığından davaya bakma görevi Kadastro Mahkemesine aittir. Mahkemece işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle dava dilekçesinin görev yönünden reddi bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 13.06.2012 günü oybirliği ile karar verildi.