YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8109
KARAR NO : 2012/15107
KARAR TARİHİ : 27.12.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar …, … ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 101 ada 8, 11, 13, 14 ve 15 parsel sayılı sırasıyla 16460,04 m², 15772,49 m², 3902,57 m², 6306,53 m² ve 6427,10 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla niteliği ile belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, davalılar lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı, bu nedenle, davalılar adına yapılan tespitin iptali ile Hazine adına tescili, taşınmazların yargılama sırasında orman olduğunun saptanması halinde ise, orman niteliği ile Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, çekişmeli parsellerin tesbit gibi davalılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine, hüküm, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi tarafından bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2010/7575 – 10686 sayılı bozma kararında özetle; “Çekişmeli parsellerin etrafında bulunan 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113 ve 114 adalarda bulunan parsellerin tümü hakkında Hazine tarafından devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer iddiası ile dava açıldığı, bir kısmının karara bağlanıp Yargıtayca bozulduğu, bir kısmı hakkındaki davaların halen devam ettiği, öncesi bütün olan … yüzölçümlü parsellerin ifrazen ayrıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, bir dosyada dava konusu edilen … parsel bazında inceleme yapılarak sonuca varılamaz. Mahkemece yapılan keşif sonucu dosyaya ibraz edilen ziraat bilirkişi raporunda ise; taşınmazların kaç yıldır ne şekilde kullanıldığı bildirilmemiş, imar ve ihya tarihi saptanmamış, ayrıca hâkimin gözlemi de zabta geçirilmemiştir. Böylece taşınmazların niteliği ve zilyetliğin süresi konusundaki kuşkular aydınlatılmamıştır.
Dava konusu taşınmazların bulunduğu köyde, 1972 yılında yapılan ilk tesis kadastrosuna ait fotogometrik yöntemle düzenlenen kadastro paftası kadastro müdürlüğünden getirtilerek; dava konusu yerle birlikte 2006 yılında ek kadastrosu yapılan taşınmazların hangi sebeple kadastrosunun yapılmadığı, o tarihteki niteliğinin ne olduğu kadastro müdürlüğünden sorulmalı ve alınacak cevapla birlikte orijinal kadastro pafta örneği dosyaya konulmalıdır.
2006 yılında ek kadastrosu yapılan ve öncesi bütün olan parselleri dıştan çevreleyen ve 1972 yılında yapılan ilk tesis kadastrosunda tapulaması yapılan parsellere ait tapulama tutanak örnekleri ile varsa dayanağı tapu ve vergi kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren tüm gittileri ile birlikte getirtilerek, doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yerel bilirkişi ve uzman üç kişilik ziraat bilirkişileri kurulu aracılığı ile yeniden keşif icra edilmelidir. Keşifte, taşınmazların konumu, toprak yapısı, üzerindeki bitki örtüsü ve … taşınmazlara göre arz ettiği özellikleri belirtir hâkimin gözlemi zabta yazılmalı, uzman ziraat mühendisleri kurulundan; Hazinenin dava dilekçesi ekindeki dayanağını oluşturan tespit tutanağındaki bulgular ile keşif sonucu dosyaya ibraz edilen ziraat bilirkişi raporundaki bulgular değerlendirilerek taşınmazların niteliği hususundaki çelişkiyi de giderecek şekilde, komşu parsellerin toprak yapısı da mukayese edilmek suretiyle, taşınmazların
toprak yapısı ve niteliğini belirtir ayrıntılı ve gerekçeli raporun alınması, taşınmazların fotoğrafları çektirilerek rapora eklenmesi ve tüm deliller toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra davanın kısmen kabulü ile dava konusu 101 ada 8 ve 13 sayılı parsellerin kadastro tespitlerinin iptali ile tarla niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, 101 ada 11, 14 ve 15 sayılı parsellerin tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar …, … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 25.04.1991 tarihinde ilânı yapılarak kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece, temyize konu 101 ada 8 ve 13 sayılı parseller, davalıların dayandığı Ağustos 1969 tarih 59 sayılı tapu kaydı kapsamında kalsa da, tapu kaydının genişletilebilir sınırlar içerdiği, ziraat bilirkişi raporuna göre de, bu taşınmazlarda imar ve ihyanın tamamlanmadığı gerekçesiyle bu parseller yönünden Hazinenin davasının kabulüne karar verilmiş ise de, delillerin takdirinde hataya düşülmüştür….veresesi ve kısmen Madanın …, garben …. veresesinden … …, yol ve cenuben… sınırlı tapu kaydı, bu sınırları ile sabit sınırlı olup hiçbir sınırı mera, orman, … vs gibi devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerleri okumadığından sınırlarının genişletilebilir olduğundan söz edilemez. 3402 sayılı Kanunun 20/B maddesine göre, “Harita, plan ve krokiye dayanmayan kayıt ve belgelerde belirtilen sınırlar mahalline uygulanabilir ve bu sınırlar içinde kalan yer hak sahibi tarafından kullanılıyor ise, kayıt ve belgelerde gösterilen sınırlar esas alınarak tespit yapılır.” Yapılan keşif, uygulama ve alınan … bilirkişi raporuna göre, tapu kaydının taşınmazlara uyduğu ve taşınmazların davalılar tarafından kullanıldığı belirlenmiştir. Taşınmazlar tapu kapsamında kaldığına ve davalılar tarafından kullanıldığına göre, artık imar ve ihyanın tamamlanıp tamamlanmadığına bakılamaz. Bu nedenle, Hazinenin davasının reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek kısmen kabul edilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ; yukarıda açıklanan nedenlerle; davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 27/12/2012 günü oy birliği ile karar verildi.