Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/8219 E. 2012/9199 K. 18.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8219
KARAR NO : 2012/9199
KARAR TARİHİ : 18.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
… köyü, 565 ve 598 parsel sayılı sırasıyla 7056 m² ve 7648 m² yüzöçümlü taşınmazların, kadastro tutanaklarının edinme bölümünde, 1744 sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince orman sınırı dışına çıkartıldıkları belirtilmiş ve 1983 yılından beri …’in kullanımında olduğu beyanlar hanesine şerh verilerek 19.01.1993 tarihinde tapu siciline şerh verilmişlerdir. Davacılar, ortak muris … tarafından 1960 yılından önce imar-ihya yapıldığını ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliklerinin yararlarına oluştuğu iddiasıyla miras payları oranında adlarına tescillerini talep etmişlerdir. Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar Hazine tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 09.02.2004 gün ve 2004/117-579 sayılı bozma kararı ile “…Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen 27.03.2000 tarih 1998/787-361 sayılı dava dosyasının davacıları vekilinin harici satın alma, eklemeli zilyetlik ve satıcının imar-ihyasına tutunarak, Hazine aleyhine açtıkları tapu iptal ve tescil davasının 565 ve 575 sayılı parsellere ilişkin olduğu ve 565 parsel sayılı taşınmaz yönünden kanıtlamadığından (imar-ihyanın 1984-1985 yıllarında başladığı ve kazanma için yasal koşulların oluşmadığı), 575 parselle ilgili davanın ise feragat reddine karar verildiği, eldeki dosyanın muris … mirasçıları tarafından açıldığını, önceden kesinleşen 565 parsel ile temyize konu dosyadaki parselin aynı parsel olduğu, önceki davada, davacıların taşınmazı … ve oğlu …’den haricen satın aldıklarını belirttikleri ve o davada imar-ihya ve zilyetlik koşullarının oluşmadığının belirlendiği, aynı paftada yer alan 565 ve 595 parsel arasında sadece 575 parselin bulunduğu, bu taşınmazların niteliklerinin, imar-ihya koşullarının aynı olmasının olası olduğu, yerel mahkemece 598 parselle ilgili yeterli araştırma yapılmadığı, 1963 yılında yapılan ilk kadastroda dava konusu taşınmazların bulunduğu yer orman olarak tapulama dışı bırakıldığı, bundan sonra 6831 sayılı Yasanın 1744 sayılı Yasayla değişik 2. madde uygulamasının yapıldığı, 565 ve 598 sayılı parsellerin bulunduğu yerlerin nitelik yitirmeden orman sınırı dışına çıkarıldığı, bu işlemden sonra 310 nolu parsel 9685283 m² yüzölçümü ve tarla niteliğiyle ve yeniden tescil yoluyla 30.06.1992 tarihinde Hazine adına tescil edildiği, daha sonra 3763 sayılı Yasa ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü’nün 1510 sayılı Genelgesi uyarınca 980 kısma ifraz edilmekle kaydı kapatılmış ve yeniden yapılan ikinci kadastroda 312 ilâ 1550 parsellere kadar olan kadastro parselleri oluşturulduğu, yeni oluşturulan kadastro parsellerinin beyanlar hanesine ise zilyetlerinin isimlerinin yazıldığı, hal böyle olunca, 565 parselle ilgili davanın kesin hüküm nedeniyle reddinin gerektiği, 598 parselle ilgili ise, kesinleşen dava dosyasındaki bilgilerden de yararlanarak yeniden kapsamlı araştırma yapılması ve ondan sonra bir karar verilmesi…” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra; 565 parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan davanın kesin hüküm nedeniyle, 598 sayılı taşınmaz yönünden açılan davanın ise Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan yerlerden olması, yasal düzenlemeler ve 2004/1 esas 2010/1 karar sayılı YİBK gözetilerek REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz olunmuştur.
2012/8219-9199
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde, tesbit tarihinden önce 1946 yılında 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 1982 yılında 1744 sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ile evvelce tahdit görmeyen yerlerde orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması vardır.
Yörede genel arazi kadastro çalışması ilk olarak 1963 yılında yapılıp kesinleşmiş, dava konusu taşınmazlar orman niteliğiyle tescil harici bırakılmışlar, 1744 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2. maddesi ile orman sınırı dışına çıkarılmışlar ve 310 parsel sayısında 30.06.1992 tarihinde tapu siciline tescil edilmişlerdir. Daha sonra 3763 sayılı Yasa ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü’nün 1510 sayılı Genelgesi uyarınca 980 kısma ifraz edilerek orman sınırı dışına çıkarılan yerlere ilişkin yapılan kadastro çalışmasıyla tapu siciline tescil edilmişlerdir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 18/06/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.