YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8518
KARAR NO : 2013/1333
KARAR TARİHİ : 14.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, çekişmeli 198 ada 110 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Çekişmeli … Mahallesi 198 ada 110 parsel sayılı 27203 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, zeytinli tarla vasfıyla … ve arkadaşları adlarına tapuda kayıtlıdır. Mahkemece, davanın kabulüyle 198 ada 110 parselin (A) harfi ile gösterilen 24293,88 m2’lik kısmının tapusunun iptaliyle, orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davalıların haksız elatmalarının önlenmesine; 198 ada 110 parselin (B) harfi ile gösterilen 342,12 m2’lik kısmının Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu anlaşıldığından, davalılar adlarına olan tapu kaydının iptaliyle, Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; davalı … mirasçıları ile davalı …. tarafından hüküm temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ilk orman kadastrosu 1949 yılında 3116 sayılı Kanun hükümleri gereğince yapılmıştır. Daha sonra 1976 yılında yapılan ve kesinleşen 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulaması ile 29.5.1995 tarihinde ilân edilerek kesinleşen 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması vardır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada, çekişmeli taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmının kesinleşen orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığından, mahkemece, davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; davalılar tarafından bu kısmı tapu kaydına dayanılarak kullanıldığından ve dava tarihine kadar davalıların haksız el atması bulunmadığından mahkemece elatmanın önlenmesi talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 1. nolu bendinde yazılı “ davalıların haksız el atmasının önlenmesine ” cümlesinin kaldırılarak hükmün 198 ada 110 parselin (A) harfi ile gösterilen kısmına yönelik olarak düzeltilmesine ve H.U.M.K’.nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA,
2) Çekişmeli taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 342,12 m2’lik kısmının yörede 1995 yılında yapılan 2/B madde uygulamasıyla orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu ve Hazine tarafından bu kısma yönelik olarak açılmış bir dava bulunmadığı anlaşıldığından, mahkemece (B) harfi ile gösterilen kısmı yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken, Orman Yönetiminin açtığı dava sonucunda bu kısmın Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu anlaşıldığından tapusunun iptaliyle, Hazine adına tapuya tesciline dair karar verilmesi usûl ve kanuna aykırı olduğundan, davalılar vekilinin (B) harfi ile gösterilen kısmına yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle (B) kısmına yönelik hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 14/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.