Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/8828 E. 2013/5460 K. 13.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8828
KARAR NO : 2013/5460
KARAR TARİHİ : 13.05.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı Hazine vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Yayla Gökben Köyünde 05.02.2009 tarihinde ilân edilen 6831 sayılı Orman Kanununun 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde uygulaması sırasında, orman kadastro komisyonu tarafından roma rakamıyla P.XXI/2 poligon numarası verilerek orman sınırları dışına çıkartılan taşınmaz, 19.08.2010 tarihinde tescil bildirimiyle, 284 ada 1 parsel sayısı ve beyanlar hanesine, kadastro mahkemesinin 2009/32 esasında davalı olduğu yönünde şerh verilerek, nitelik bölümüne davalı yazılarak ve yüzölçümü bölümüne de hatalı olarak 1000,00 m² yazılarak tapuya Hazine adına tescil edilmiştir.
Davacı … Yönetimi vekili 05.08.2009 tarihli dilekçeleriyle, Yayla Gökben Köyünde Orman Kadastro Komisyonunca 3302 sayılı Kanunun 2/B madde uygulamasıyla P.XXI/2 poligon numarasıyla orman sınırlarına çıkarılan taşınmaz içinde bulunan ve dava dilekçelerine ekli çizelgede koordinat değerleri gösterilen bölümlerin 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybetmedikleri iddiasıyla, dava dilekçelerine ekli çizelgede koordinat değerleri verilen ve P.XXI/2 numaralı 2/B poligonu içinde yer alan taşınmaz bölümlerine ilişkin orman sınırları dışına çıkarma işlemenin iptali ve bu taşınmaz bölümlerinin orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tescileri istemleriyle iki ayrı dava açmıştır.
Mahkemece, H.M.K.’nun 166. maddesi gereğince davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda, davacı … Yönetiminin davalarının kabulüne ve Yayla Gökben Köyü P.XXI/2 nolu ve 284 ada 1 parsel sayılı taşınmazın içerisinde kalan ve teknik bilirkişinin 2009/23 Esas sayılı dosyadaki raporuna ekli krokisinde (A) harfi ile gösterdiği 21829,86 m² yüzölçümündeki taşınmazın ve bu dosya ile birleşen 2009/32 Esas sayılı dosyadaki raporuna ekli krokisinde (A) harfi ile gösterdiği 3658,43 m² yüzölçümündeki taşınmazın, 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi kapsamında orman sınırları dışına çıkarılması işlemlerinin iptal edilerek, ekli krokilerde (A) harfi ile gösterilen 21829,86 m² yüzölçümündeki ve birleşen dosyada (A) harfi ile gösterilen 3658,43 m² yüzölçümündeki taşınmazın orman sınırları içerisine alınmalarına, davacı … Yönetiminin asıl ve birleşen dosyalardaki tapu iptali ve tescil istemlerinin görev yönünden reddine, karar kesinleştiğinde istem halinde dosyanın görevli ve yetkili Fethiye Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ile davalı Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık süre içinde açılan 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 3116 sayılı Kanuna göre 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 05.02.2009 tarihinde ilân edilerek eldeki dava nedeniyle kesinleşmeyen evvelce sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ile bu ormanlarda ve evvelce sınırlaması yapılmış ormanlarda 6831 sayılı Orman Kanununun 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemenin 05.10.2011 tarihli kısa kararında, “davanın kabulüne, sair hususların gerekçeli kararda gösterilmesine” denilerek karar verilmiş iken, hüküm fıkrasında ise, iki numaralı bentde, “Dava konusu Muğla İli, Fethiye İlçesi, Yayla Gökben Köyü P.XXI/2 nolu ve 284 ada 1 parsel sayılı taşınmazın içerisinde kalan ve teknik bilirkişinin 2009/23 Esas sayılı dosyadaki raporuna ekli krokisinde (A) harfi ile gösterdiği 21.829,86 m² miktarındaki taşınmazın ve bu dosya ile birleşen 2009/32 Esas sayılı dosyadaki raporuna ekli krokisinde (A) harfi ile gösterdiği 3.658,43 m² miktarındaki taşınmazların 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi kapsamında orman sınırları dışına çıkarılması işlemlerinin iptal edilerek, ekli krokilerde (A) harfi ile gösterilen 21.829,86 m² miktarındaki ve birleşen dosyada (A) harfi ile gösterilen 3.658,43 m² taşınmazın orman sınırları içerisine alınmalarına,” üç numaralı bentde “Davacı … İdaresinin iş bu dosyada ve birleşen dosyada tapu iptali ve tescil istemlerinin görev yönünden reddine, karar kesinleştiğinde istem halinde dosyanın görevli ve yetkili Fethiye Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,” denilmiştir. Bu suretle, kısa kararla gerekçeli kararın hüküm fıkraları arasında çelişki yaratıldığı anlaşılmaktadır. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz (HMK madde 298/2). Asıl olan duruşma tutanağına yazılıp taraflara tefhim olunan karardır. Tefhim ile birlikte yargılamadan elini çekmiş olan hâkim tefhim ettiği kararı taraflara tebliğ etmek durumundadır. Sonradan yazılan gerekçeli kararın kısa karara uygun olması zorunludur. 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas ve 1992/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, tefhim edilen kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olmasının gerektiği öngörülmüştür. Asıl talepler bakımından kısa kararda hükmedilmeyen bir hak ve yükümlülüğün gerekçeli kararda hüküm altına alınmış olması veya tersi bir durumun çelişki teşkil etmediğini söylemek olanaklı değildir. İçtihadı Birleştirme Kararında; çelişkinin varlığı tesbit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu sebeple bozulması gerektiğine işaret edilmiştir. Bu sebeple, mahkemece; bozmadan önceki kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak suretiyle bir karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Ayrıca, dava konusu 284 ada 1 parsel aynı mahkemenin aynı gün temyiz incelemesi yapılan 05.10.2011 tarih ve 2009/25 -2011/321 sayılı kararına konu dosyada da davacı … Yönetimi tarafından dava konusu yapılmıştır. (Dairenin 2012/8818 E, – 2013/5455 K, sayılı dosyası) 6100 sayılı H.M.K’nun 166. maddesi uyarınca; kadastro davalarında, aynı parsele yönelik olarak açılan tüm davaların, birbiriyle çelişkili kararlar verilmemesi ve infazda tereddüt oluşmaması için birlikte görülerek sonuçlandırılması gerektiğinin düşünülmemesi de doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 13/05/2013 günü oy birliği ile karar verildi.