YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9181
KARAR NO : 2013/741
KARAR TARİHİ : 04.02.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Mecidiye Köyü 138 parsel sayılı taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile davalı … adına tesbit edilmiştir. Davacı … tapu kaydına tutunarak, Orman Yönetimi orman iddiasıyla tapulama komisyonuna itiraz etmişlerdir. İtirazı komisyon tarafından reddedilen …, bu davayı açmıştır. Orman Yönetimi davaya katılmıştır. Mahkemece, Orman Yönetiminin davasının reddine, …’ün davasının kabulü ile dava konusu taşınmazın kadastro tesbitinin iptaliyle … adına tesciline karar verilmiş, hükmün Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2010/3181 – 6641 sayılı bozma kararında özetle; “Çekişmeli 138 parsel, 1978 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında davalı … adına tespit edilmiş; davacı …, tapu kaydına tutunarak kadastro komisyonu nezdinde tespite itiraz etmiştir. Orman Yönetimi de, 29.08.1980 tarihli dilekçesi ile orman iddiasıyla komisyona itiraz etmiştir. Kadastro komisyonunca 13.02.1996 tarihinde …’ün itirazının reddine karar verilmesi üzerine, … bu davayı açmıştır. Ancak, aynı parsel hakkında Orman Yönetiminin de itirazı bulunmasına rağmen kadastro komisyonunca bu itiraz hakkında bir karar verilmemiştir. Komisyona yapılan itirazlar ve mevcut dava nedeniyle çekişmeli parselin kadastro tutanağı kesinleşmediğinden ve Orman Yönetimi de tesbite itiraz ettiğinden, bu davanın doğal tarafı konumundadır. Bu nedenle, yargılamanın devamı sırasında yörede orman kadastrosu yapıldığından, davanın sınırlandırmaya itiraz niteliğine dönüştüğünün kabulü gerekir. Davanın varlığı orman kadastrosunun kesinleşmesini önler. Bu durumda, hükme esas alınan 01.06.2009 tarihli orman bilirkişiler kurulu raporunda, taşınmazın (A) harfi ile işaretli 4511,42 m2’lik bölümünün eylemli orman olduğu belirlendiğine göre bu bölüm yönünden Orman Yönetiminin davasının kabulü” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davacı … ve Orman Yönetiminin davalarının kısmen kabulü ile dava konusu 138 parselin kadastro tespitinin iptaline, (A) harfi ile işaretli 4511,42 m2 yüzölçümlü bölümünün orman niteliği ile Hazine adına, (B) harfi ile işaretli 6835,30 m2, (C) harfi ile işaretli 3281,83 m2 ve (D) harfi ile işaretli 1014,73 m2 yüzölçümlü bölümlerinin davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1989 yılında orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması yapılmış, 05.03.1990 günü ilân edilerek kesinleşmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, davacı … adına tescile karar verilen ve birbirlerine bitişik olan (B), (C) ve (D) kısımlarının infazda tereddüt oluşturacak şekilde ayrı ayrı tesciline karar verilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; hükmün ikinci paragrafının çıkartılarak yerine, “dava konusu Mecidiye Köyü 138 sayılı parselin 02.04.2009 tarihli teknik bilirkişi rapor ve ekindeki krokide (B), (C) ve (D) harfleri ile işaretli toplam 11168,42 m2 yüzölçümlü bölümünün tesbitteki niteliği ile Sadık oğlu … adına tapuya tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 04.02.2013 günü oy birliği ile karar verildi.