YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9538
KARAR NO : 2012/15091
KARAR TARİHİ : 27.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 2005 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında Yeşilpınar Köyü, 113 ada 1 parsel sayılı 540011,33 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiş; tutanak 27.05.2006 tarihinde itirazsız kesinleşmiş olup halen tapuda aynı şekilde kayıtlıdır. Davacı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasıyla 113 ada 1 parsel içinde kalan yaklaşık 20000 m2 yüzölçümündeki yerin kendisine ait olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle (A) harfi ile gösterilen 14470,91 m2 ‘lik kısmın 113 ada 1 parselden ifrazı ile tarla vasfıyla davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman tahdidi ile 1975 yılında yapılan ve kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması bulunmaktadır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede genel arazi kadastrosu 2005 yılında yapılmış ve sonuçları 27.04.2006 – 26.05.2006 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Davacı, keşif sırasında 1987 yılında bu taşınmazla ilgili Azdavay Mahkemelerinde dava görüldüğünü bildirmiş ve mahalli bilirkişi … Kösa de beyanında bu taşınmazla ilgili olarak Azdavay Mahkemelerinde yargılama yapıldığını bildirmiş olduğu halde, mahkemece, bu konuda araştırma yapılmamıştır.
Ziraatçı bilirkişi tarafından düzenlenen 29.11.2010 havale tarihli raporda (A) harfi ile gösterilen ve davacı adına tapuya tesciline verilen 14470,91 m2’lik kısmın … yıllardır ekilip biçilmediği, yabani otlarla kaplı olduğu, etrafının fiilen orman alanları ile çevrili olduğu bildirilmiş olduğu halde, keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişi ve tesbit bilirkişileri taşınmazın davacının babası tarafından buğday ve arpa ekmek suretiyle kullanıldığını, 3-4 yıl önce vefatı ile çocuklarına kaldığını ve çocukları arasında taksim yapılmadığını ve davacının babası tarafından sağlığında davacıya verildiğine dair bilgileri olmadığını ve taşınmazın davacının babası ve çocukları tarafından ölene kadar (3-4 yıl önceye ) arpa ve buğday ekilmek suretiyle kullanıldığını bildirmişlerdir. Ziraatçı bilirkişi raporu ile mahalli bilirkişiler ve tesbit bilirkişilerinin beyanları birbiri ile çelişkilidir. Davacı vekili, dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın 1975 yılından beri davacının kullanımında olduğunu iddia etmiş ve davacı da keşif sırasında alınan beyanında dava konusu taşınmazın 1987 yılında babası tarafından sağlığında kendisine verildiğini bildirmiştir. Dava dilekçesine ekli vekaletname suretinden davacı … ‘nin 1976 doğumlu olduğu anlaşılmakta ise de dava dosyasında mevcut 27.05.2011 tarihli yenileme dilekçesine ekli nüfus kaydı fotokopisinde ise davacı … 1954 doğumlu olarak Görülmektedir. Bu durumda davacının nüfus kaydı istenerek doğum tarihi tesbit edilmeli ve dava dilekçesine ekli vekaletnamenin davacıya ait olup olmadığı araştırılmalı ve davacı dava dilekçesine ekli vekaletname suretinden belirtildiği gibi 1976 doğumlu ise taşınmazın 1975 yılından beri nasıl davacının kullanımında olduğu ve 1987 yılında davacı 11 yaşında iken, davacıya ne şekilde hibe edildiği araştırılmalıdır. Ayrıca, mahalli birikişiler ve tutanak bilirkişileri tarafından çekişmeli taşınmazın davacının babasına ait olduğu ve mirasçılar arasında rizai taksim yapılmadığı bildirilmiş olduğundan, adı geçenden veraset ilâmı alınması gerekir. Murisin ölüm tarihine göre, terekesi iştirak halinde mülkiyete tabî bulunduğundan, geçerli bir taksimin kanıtlanamaması karşısında ve başka mirasçıların da bulunması olasılığı gözönüne alınarak, davacının tek başına dava açamayacağı düşünülmelidir. Bu durumda, davacıya veraset belgesi ibrazı için önel verilmesi, başka mirascısı varsa davaya dahil ettirilmesi veya miras şirketine mümessil tayin ettirilerek, uyuşmazlığın çözülmesi gerekir. Değinilen husus kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden gözetilmelidir.
Tüm bu eksiklikler tamamlandıktan sonra mahkemece, önceki bilirkişiler seçilecek bir ziraat mühendisi ve jeoloji mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmazın orman bilirkişi raporuna ekli memleket haritasından 1230 metre rakımlı yerde bulunduğu görüldüğünden toprak bilgisine sahip tarım uzman bilirkişi tarafından taşınmazdan muhtelif toprak numuneleri alınıp, ilgili kurumda incelettirilip, tarım toprağı olup olmadığı ve tarım toprağı ise, kaç yıldır, ne şekilde kullanıldığı saptanıp; bu yolda, bilimsel verilere dayalı kapsamlı rapor düzenlettirilmeli, taşınmazın memleket haritasındaki topoğrafik eğrilerden de yararlanılmak suretiyle kesin olarak eğilim belirlenmeli, 1230 metre yükseklikte ziraat yapılıp yapılmayacağı ve ziraat yapılabilinir ise ne tür ürünler yetiştirilebileceği araştırılmalı, taşınmazın orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alan olduğunun belirlenmesi halinde, bu tür yerlerin herhangi bir şekilde komisyonlarca sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olmasının bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmayacağı düşünülmeli, davacı yönünden 3402 sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı; imar ve ihya üzerinde durulup, bu konuda ve zilyetliğin tesbiti yönünden tanık beyanlarına başvurulmalı; parselin öncesinin ne olduğu, imar ve ihyanın hangi tarihte tamamlanıp bittiği, zilyedliğin hangi tarihte başlayıp kimler tarafından ne biçimde sürdürüldüğü, 1230 metre yükseklikte bulunan taşınmazın kullanımın ekonomik amacına uygun olup olmadığı, tanıkların imar, ihya ve zilyetlik olgusunu hangi olaylarla nasıl hatırladıkları saptanmalı; davacının belgesiz zilyetlik yoluyla kazandıkları toprak olup olmadığı, varsa cinsi ve miktarı tapu sicil ve kadastro müdürlüklerinden çekişmeli taşınmaz dışında, başka taşınmazlar için salt zilyedlik nedenine dayalı olarak açtığı bir başka tescil davasının bulunup bulunmadığı Mahkemeler Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup tesbit edilmeli; tüm kanıtlar toplanıp birlikte değerlendirilmeli; oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Belirtilen hususlar gözetilmeksizin, … şekilde hüküm kurulması usûl ve yasaya aykırı görülmüştür.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 27/12/2012 günü oy birliği ile karar verildi.