Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/9777 E. 2012/14975 K. 25.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9777
KARAR NO : 2012/14975
KARAR TARİHİ : 25.12.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Yönetimi, 05.06.2006 tarihli dilekçesiyle davalı sıfatıyla Gençali Reis aleyhine açtığı davada, 5304 sayılı Yasa hükümlerine göre Köprüyanı Köyünde yapılan orman kadastrosunda 140, 158, 159 ve 160 numaralı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattı ile orman sınırları dışında bırakılan taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, daha sonra 126 ada 16 parsel sayısı aldığını ileri sürerek, 126 ada 16 parsel sayısı ile davalı adına yapılan tespitin ve orman sınırları dışında bırakılmasına ilişkin işlemin iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece, Kadastro Müdürlüğünün 01.08.2006 tarihli cevabî yazısında, dava tarihinde tespit tutanağı düzenlenmediği, bu nedenle tutanağın gönderilemediğini bildirdiği, askı ilânından önce açılan davanın itiraz niteliğinde olduğu gerekçesiyle, görevli mahkemenin hangi mahkeme olduğu belirtilmeden davanın görev nedeniyle REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmekle Dairece bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 114/04/2011 gün ve 2011/855 E. – 14397 K. sayılı bozma kararında özetle: [Mahkemece; dava, arazi kadastrosuna itiraz olarak nitelendirilerek çekişmeli yer hakkında dava tarihinde tespit tutanağı düzenlenmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmişse de, bilindiği gibi halen yürürlükte olan yasalarımıza göre orman kadastrosu 6831 sayılı Orman Yasası hükümlerine göre yapıldığı gibi 3402 sayılı Kadastro Yasası hükümlerine göre de yapılmaktadır. Bu hükümlerin ve yukarıda açıklanan konuların birlikte değerlendirilmesinde şu sonuca ulaşılmaktadır:
Yörede 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4/3. maddesi uyarınca yapılan orman kadastrosunda 6831 ve 3402 sayılı yasa hükümleri iç içe ve birlikte uygulandığından, orman sınırları dışında bırakılan taşınmazlar hakkında 3402 sayılı Yasanın 26/4 maddesi gereğince henüz olumlu tespit tutanağı ve haritası düzenlenmemiş olmakla birlikte, orman olmadığı konusunda “olumsuz tutanak ve harita düzenlendiği” kabul edilip, 6831 sayılı Yasanın 11/1. maddesi gereğince kadastro mahkemesinin görevinin (yetkisinin) başlayacağı, … ve Orman Bakanlığının ( Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ya da Orman Genel Müdürlüğünün otuz günlük kısmî ilân süresi içinde, yapılan kadastro işleminin özelliği ve açılacak davanın niteliği nedeniyle bu davada husumet davaya konu taşınmaza zilyet olanlara yöneltilerek kadastro mahkemesinde dava açabileceği, bu halde, dava tarihinde tutanak düzenlenmediği gerekçesiyle reddedilmeyip, kadastro mahkemesinin, dava dilekçesinde nitelikleri bildirilen taşınmazın tespit tutanağının, malik hanesinin açık bırakılmak suretiyle düzenlenip, yasa ve yönetmelik hükümlerine göre mahkemeye göndermesini kadastro müdürlüğünden istemesi, yönetim inceleme raporu veya keşifte belirlenen hak sahiplerinin davaya katılması, bu arada tespit tutanağının gönderilmesi halinde dava dosyası ile birleştirip 3402 sayılı Yasanın 27, 28 ve 29. maddeleri gereğince yargılamaya devamla, tespit tutanağında … hak sahiplerini de davaya katıp, husumet yaygınlaştırılarak taraf oluşturulduktan sonra 3402 sayılı Yasanın 30/2. maddesi gereğince tarafların gösterecekleri deliller ile mahkemece resen lüzum görülen diğer deliller de toplanıp dava konusu taşınmazın gerçek hak sahibi adına tesciline karar verilmesi gerekir.
Bu ilkeler gözönünde bulundurularak davanın esasının incelenmesi gerekirken henüz tespit tutanağı düzenlenmediği, bu nedenle dava koşulu bulunmadığı gerekçesiyle, görevli mahkeme dahi belirtilmeden, davanın görev nedeniyle reddine karar verilmesi] gereğine değinilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra, 126 ada 16 parsel sayılı taşınmazın mahkemelerinin 2006/113 esas ve 2009/237 karar sayılı ilâmı ile orman vasfı altında Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tescil edildiği, kararın 09/02/2011 tarihinde kesinleştirilerek tapuda tescil işleminin yapıldığı, davacı tarafın davada hukukî yararı kalmadığı gerekçesi ile davanın reddine, 126 ada 16 parsel sayılı taşınmazın kesinleşmiş mahkeme kararı ile tescil işleminin gerçekleştiği anlaşılmakla, tescil yönünde hüküm kurmaya yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4/3. maddesine göre yapılan orman kadastrosu ve kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Yörede 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılmış ve 21/07/2006 – 25/08/2006 tarihleri arasında ilân edilmiş arazi kadastrosu vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, dava konusu 126 ada 16 parsel sayılı taşınmazın Maçka Kadastro Mahkemesinin 2006/113E – 2009/237 K sayılı ilâmı ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın 09/02/2011 tarihinde kesinleştiği ve 16/11/2011 tarihinde tapuya tescil edildiği anlaşıldığına, dava dosyasının düzenli sicil oluşturulmak üzere Maçka Kadastro Mahkemesinin 2006/113E – 2009/237 K sayılı dosyası içerisine konulabileceğine ve … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 25/12/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.