Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/1347 E. 2013/4595 K. 18.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1347
KARAR NO : 2013/4595
KARAR TARİHİ : 18.04.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli Davultepe Köyü 358 parsel sayılı 37520 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hükmen tarla niteliği ile Hazine adına tapuda kayıtlıdır. Beyanlar hanesinde “orman alanı olması nedeniyle sayfa kapatılmıştır “. şeklinde şerh bulunmaktadır.
Davacı çekişmeli yerde yapılan kadastro çalışmaları sırasında bu yerin 2/B alanı olarak tesbit edildiğini, oysa çekişmeli yerin hükmen orman olduğunu ayrıca bu yer ve çevresinde yangın sahalarının bulunduğunu ileri sürerek tesbitin iptalini istemiştir.
Mahkemece Kadastro Kanunun 36. maddesi gereğince kendisine verilen kesin süre içinde davacı tarafından delillerinin sunulmadığı, dosyaya celbi gereken belgelerin getirtilmesi için gerekli masrafların da karşılanmadığı gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1988 yılında 6831 sayılı Kanun hükümlerine göre orman kadastrosu ve aynı Kanunun 2/B madde uygulamaları birlikte yapılmış; sonuçları 21/02/1990 tarihinde ilân edilerek kesinleşmiştir.
Daha sonra vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında aplikasyon, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan yözölçümü ve fennî hataların 6831 sayılı Kanunun 4999 sayılı Kanun ile değişik 9. maddesi kapsamında düzeltilmesi çalışması yapılmış; bu çalışmaların sonuçları ise 25/07/2008 tarihinde ilân edilmiş ve kesinleşmiştir.
Kural olarak; bir davada davacı sıfatı (aktif husumet ehliyeti) hakkın malikine, davalı sıfatı (pasif husumet ehliyeti) ise o hakka uymakla yükümlü olan kişiye aittir. Gayrimenkul mülkiyetine ilişkin davalarda davalı sıfatının, taşınmaz malikine (tapu sicilinde malik olarak gözüken kişiye) ait olacağı tartışmasızdır. Kural bu olmakla birlikte bir davada, davacı ve davalı sıfatlarının kimlere ait olacağı, dava ile elde edilmek istenen sonuca göre belirlenmelidir.
3234 sayılı Kanuna göre, ormanların geliştirilmesi ve korunması işlevi Orman Genel Müdürlüğünce düzenlenmekte olup, bir taşınmazın orman olduğu savı ile açılacak davalarda aktif dava ehliyeti Orman Genel Müdürlüğüne aittir.
Ormanların kuru mülkiyeti Hazineye, kullanım hakkı ise Orman Genel Müdürlüğüne ait olduğuna göre, orman savı ile dava açma hakkı, mülkiyet sahibi Hazine ile Orman Genel Müdürlüğüne aittir. Bunun dışındaki kurum, kuruluş ile özel ve tüzel kişilerin orman savı ile dava hakları bulunmamakta olup, bu ilkenin doğruluğu Dairemiz, Yargıtayın gayrimenkule bakan Hukuk Daireleri ve HGK.’nun istikrar kazanan uygulamaları ile kabul edilmiştir. Bu nedenlerle, davanın aktif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası hakkında karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 18/04/2013 günü oy birliği ile karar verildi.