Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/1714 E. 2013/6187 K. 28.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1714
KARAR NO : 2013/6187
KARAR TARİHİ : 28.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Çekişmeli … Köyü 577 parsel sayılı 426.500 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1976 yılında yapılan kadastro sırasında senetsizden mera niteliği ile sınırlandırılarak 17.05.1978 tarihinde askı ilânına çıkarılmış, tespitin itirazsız kesinleşmesiyle özel siciline yazılmıştır. Daha sonra 4342 sayılı Kanuna göre yapılan çalışmalarda mera olarak sınırlandırılmış ve sonuçları 10.08.2007 – 11.09.2007 tarihleri arasında ilân edilmiştir.
Davacı … Yönetimi 10.10.2007 havale tarihli dilekçe ile taşınmazın kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde ve orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla, mera tahsis kararı ile mera özel sicil kaydının iptali istemiyle dava açmış, mahkemece, arazi kadastro çalışmalarının 17.05.1978 tarihinde ilân edilerek 17.06.1978 tarihinde kesinleştiği, 14.03.2009 tarihinde yürürlüğü giren 5841 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açılmadığı, 4342 sayılı Kanun uyarınca yapılan askı ilânının 10 yıllık süreyi durdurmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmekle bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 03.10.2011 gün ve 6926 – 10909 sayılı bozma kararında özetle; [5841 sayılı Kanunun 2. maddesiyle 3402 sayılı Kanunun 12. maddesinin üçüncü fıkrasına eklenen “iddia ve taşınmazın niteliğine…” ibaresinin Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 gün ve 2009/31 – 77 sayılı kararıyla iptal edilerek, gerekçeli kararın 23/7/2011 tarih ve 28003 sayılı Resmî Gazetede yayımlandığı, bu nedenle mahkemece yargılamaya devam edilip, gerekli inceleme ve araştırma yapılarak karar verilmesi] değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne, çekişmeli 577 parsel hakkındaki mera tespit kararının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, mera tahsis kararına itiraz, mera sicil kaydının iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden sonra 18.01.1978 tarihinde ilân edilip kesinleşen orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması bulunmaktadır. Daha sonra, 3302 sayılı Kanuna göre 22.02.1989 tarihinde ilân edilip dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Hükmüne uyulan bozma ilâmına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi tarafından eski tarihli resmî belgelerin uygulanmasına dayalı araştırma ve incelemeye göre, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek bu bölüm hakkındaki davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A. maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve aynı Kanunun 17. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 3 ve 4. bentlerinin kaldırılarak, yerine “6099 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” sözlerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA 28.05.2013 günü oy birliğiyle karar verildi.