YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2002
KARAR NO : 2013/6210
KARAR TARİHİ : 28.05.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Tulum Köyü, 133 ada 149 parsel sayılı 208.580,485 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden orman niteliği ile davalı Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı … (ölü), taşınmaz içerisinde 70.000 m² civarındaki alanın zilyetliğinde bulunduğu iddiasıyla kadastro tesbitinin iptali kendi adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, dava konusu parselin (A) harfi ile gösterilen 46701.58 m² ve (B) harfi ile gösterilen 17074.80 m² bölümlerinin davacı adına, kalan kısmın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmekle Dairece bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 17/10/2006 gün ve 2006/10789 E. – 13822 K. sayılı kararında özetle; ” 133 ada 149 sayılı parsel orman olarak Hazine adına tesbit edildiği ve ormanların mülkiyeti Hazineye kullanmak hakkı Orman Yönetimine ait olduğu halde, Hazine davaya dahil edilmemiş, 07.12.2005 tarihli keşif sonucunda uzman bilirkişi … tarafından verilen raporda taşınmazın 1964 tarihli memleket haritasında açık alanda yer aldığı, ancak, toprak yapısından ve çevredeki meşe, kök ve sürgünlerinden civarındaki ormanlarla aynı nitelikte orman sayılan yerlerden olduğu açıklanmıştır.
16.03.2006 tarihli keşif sonunda … ve … tarafından düzenlenen raporda ise yine memleket haritasında açık alanda kalmakla birlikte, orman bütünlüğü içinde yeralmadığı, doğu ve batısındaki dere ve kot farkı nedeniyle ormandan ayrıldığı, orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmıştır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın hukuki durumu ve orman olup olmadığı konusunda iki rapor arasında yaratılan çelişki giderilmediği gibi, yerel bilirkişi ve tanıklarca taşınmazın 1982 ile 1999 yılları arasında parça parça …, … , …, …, …, …, …, … ve … isimli şahıslardan satın alındığı bildirilmesine rağmen, dosyada yer alan satış senetlerinde de adları yazılı olan bu kişiler yönünden 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17. maddelerinde yazılı kısıtlayıcı nedenlerin varolup olmadığı, senetsizden taşınmaz edinip edinmedikleri ilgili makamlardan araştırılmamıştır. Üç orman yüksek mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli;
toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, orman içi açıklık niteliğinde olup olmadığı incelenmeli, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığının belirlenmesi halinde taşınmazı davacıya satan kişiler yönünden de 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17. maddelerinde yazılı koşullar araştırılmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. ” denilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra, davanın kısmen kabul kısmen reddine, 133 ada 149 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbitinin iptaline, orman bilirkişilerin 06/07/2012 tarihli ek raporlarında (A2) ile gösterilen 26.623,09 m²’lik bölüm ile (B2) ile gösterilen 5954,33 m²’lik bölümünün dava konusu parselden ifrazı ile veraset ilâmı oranındaki payları oranında mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline, geri kalan kısmın aynı ada ve parsel numarası ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından kararın usûl ve kanuna aykırı olduğu ve eksik araştırma ile karar verildiği gerekçesi ve re’sen görülecek nedenlerle ve davalı … Yönetimi vekili taşınmazın orman olduğu gerekçesi ile re’sen görülecek nedenlerle temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastrosu ve kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 10/10/2005 – 09/11/2005 tarihlerinde ilân edilen orman kadastrosu vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna, uzman orman bilirkişi (kurulu) tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli taşınmazın temyize konu (A2) ve (B2) ile gösterilen bölümlerinin orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmesinde usûl ve kanuna aykırılık bulunmamaktadır. Ancak; kadastro tesbitinin iptaline karar vermek gerekirken, kadastro tesbit tutanağının iptaline karar verilmesi doğru görülmemiş ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının 1. bendinin üçüncü cümlesinde yer alan “kadastro tesbit tutanağının iptali ile” cümlesinin çıkartılarak yerine “kadastro tesbitinin iptali ile” cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla …M.K’nun 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 28/05/2013 günü oy birliği ile karar verildi.