Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/2142 E. 2013/4599 K. 18.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2142
KARAR NO : 2013/4599
KARAR TARİHİ : 18.04.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Çekişmeli Tilkiler Köyü 101 ada 3, 4, 5, 6, 7, 9 ve 10; 105 ada 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30 ve 31; 114 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 71 ve 72; 108 ada 10 parsellerden 105 ada 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30 ve 31 parseller tapu kaydına; diğer parseller belgesiz zilyetliğe dayalı olarak davalılar adlarına tespit görmüş; Orman Yönetimi bu taşınmazların orman sayılan yerlerden olduklarını ileri sürerek, tesbitin iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tescillerini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, …Köyü 101 ada 3, 4, 5, 6, 7, 9 ve 10; 105 ada 2, 3, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30 ve 31; 114 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 71 ve 72 parsellerin tamamı ile 105 ada 4 parselin bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 10020,82 m2 ve yine 105 ada 5 parselin (A) harfi ile gösterilen 5843,70 m2’lik bölümlerinin orman niteliğinde Hazine adına tesciline; 105 ada 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13 ve 17; 108 ada 10 parsellerin tamamı ile 105 ada 4 parselin (B) harfi ile işaretli 4864,36 m2 ve 105 ada 5 parselin (B) harfi ile işaretli 5426,30 m2’lik bölümlerinin tesbit gibi davalılar adlarına tesciline karar verilmiştir.
Bu karar, davalılar …, …, …, … (…oğlu 1972 doğumlu), …, …, … (… oğlu 1942 doğumlu), … (… kızı 1947 doğumlu), …, …, …, …, … (… kışı 1944 doğumlu), … (… oğlu 1971 doğumlu), … (…. oğlu 1964 doğumlu), …, … (…oğlu 1929 doğumlu), … (… oğlu 1968 doğumlu), …. …, …, …, …., … … oğlu 1940 doğumlu) ile davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 2008/4318, 2008/5477, 2008/5399, 2008/4317 ve 2008/5398; mahkemenin 2002/218, 2002/223, 2002/112, 2002/113 ve 2001/4 Esas sayılı dava dosyalarının temyiz incelemesi aynı gün yapılmıştır. 2008/5398 (2001/ 4) Esas sayılı dava dosyasında Tilkiler Köyü 114 ada 671 sayılı parsel; 2008/4317 (2002/ 113) Esas sayılı dava dosyasında 101 ada 3 ve 105 ada 21 sayılı parseller; 2008/5399 (2002/112) Esas sayılı dava dosyasında 114 ada 1038 sayılı parsel; 2008/5477 (2002/223) Esas sayılı dava dosyasında 114 ada 450 sayılı parsel; 2008/4318 (2002/218) Esas sayılı dava dosyasında ise 114 ada 1136 sayılı parsel ile 121 ada 29 sayılı parselin bilirkişi krokisinde (B) harfi ile gösterilen bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tescili yolunda kurulan hükümler taraflarca temyiz edilmediğinden kesinleşmiştir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 01/07/2009 tarih 2008/4317 esas, 2009/11082 karar sayılı kararı ile temyize konu olan 105 ada 2 ve 3; 114 ada 71, 72, 441, 446, 528, 337, 601, 608, 848, 849, 850, 882, 883, 884, 885, 1010, 1015, 1018, 1024, 1025, 1026, 1028, 1032, 1034, 1035, 1036, 1037, 1040, 1041, 1042, 1043, 1044, 1045, 1046, 1214, 1217, 719, 906, 907, 1004, 1011 ve 1207 parseller ile 121 ada 10, 12, 13, 14 ve 29 parsellerin bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümleri; 114 ada 1117 parselin bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümü ile 105 ada 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13 ve 17; 108 ada 10; 114 ada 427, 430, 434 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki hüküm onanmış, diğer parsellerle ilgili hüküm ise bozulmuştur. Bozma ilâmında özetle; “Mahkemece, yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı, birbirine bitişik durumda olan bu taşınmazların bilirkişiler tarafından üzerinde bulunduğu belirtilen bulgular ile dosyaya konulan ve keşif sırasında hâkim gözetiminde çekildiği anlaşılan fotoğraflar arasında benzerlik ve uyum bulunmadığı, resimlerde parsellerin dış sınırları da işaretlenmediğinden parsel sınırlarının nerede başlayıp, nerede bittiğinin de anlaşılamadığı, bilirkişilerce yapılan memleket haritası üzerindeki konum gösterimlerinin de denetlemeye elverişli olmadığı açıklandıktan sonra yeniden yapılacak keşifte eski tarihli belgelerin yöntemince uygulanması, taşınmazların dört yönden fotoğraflarının çekilerek dış sınırlarının gösterilmesi tüm deliller birlikte değerlendirilip oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma ilâmına uyulup uyulmaması konusunda bir karar verilmeksizin; H.M.K.’nun 120/1. maddesi gereğince davacı … İdaresine gider avansını mahkeme veznesine yatırması için H.M.K.’nun 120/2. maddesi uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesi, bu süre içinde öngörülen muamelenin yapılmaması halinde H.M.K.’nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usûlden reddedileceğinin ihtarı, söz konusu ihtaratın tebligata ekli duruşma zaptı ile yapılması, masrafın davacı tarafça karşılanması yolunda ara kararı oluşturulmuş; daha sonra da davacı … İdaresi vekiline ihtarlı tebligatın 22/12/2012 tarihinde yapıldığı, buna rağmen Orman İdaresince gider avansının yatırılmadığı gerekçesi ile davanın H.M.K.’nun 115/2. maddesi uyarınca usûlden reddine; çekişmeli Tilkiler Köyü 101 ada 3, 4, 5, 6, 7, 9 ve 10; 105 ada 19, 20, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30 ve 31; 114 ada 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 parsellerin tesbit gibi tapuya tescillerine karar verilmiştir. Karar Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 3402 sayılı Kanunun 4. maddesine göre orman kadastrosu yapılmış; temyize konu davaların varlığı nedeniyle kesinleşmemiştir.
Mahkemece, Dairemizin 1/7/2009 tarih, 2008/4317 – 2009/11082 sayılı bozma ilâmına uyulup uyulmama konusunda bir karar verilmemiştir. Öncelikle bu konuda bir karar verilmelidir.
Bundan ayrı; her nekadar mahkemece 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı H.M.K’nun 448. maddesi gereğince yapılan incelemede, dava şartı olan gider avansı, H.M.K.’nun 114-120 maddeleri gereğince hesaplanarak eksikliğin tamamlanması için meşruhatlı davetiye ile davacı vekiline iki hafta kesin süre verilmiş, süresi içinde avans yatırılmamış olduğundan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, mahkemece delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür.
Şöyle ki; bir uyuşmazlığın çözümünde özel kanununda hüküm bulunması halinde genel hükümlerin uygulanması söz konusu olamaz. 3402 sayılı Kadastro Kanunu, H.M.K’na göre özel kanun olup; öncelikle, bu kanunda öngörülen usûl kurallarının uygulanması gerekir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 36/1. maddesinde tarafların dinlenilmelerini talep ettiği hâkim, katip, mübaşir, yerel bilirkişi, uzman bilirkişi, tanıklara verilecek ücretlerle, vasıta parasının, yapılacak tebligatlarla ilgili masrafın yatırılması için uygun bir süre verileceği, yatırılmaması durumunda mevcut delillere göre karar verileceği ve yine hâkimin kendiliğinden yapacağı işlemler belirtildikten sonra bu işlemler için gerekli giderlerin ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere bütçeye konulan ödenekten karşılanacağı açıklanmıştır. Mahkemece, bu kanunî zorunluluk gözardı edilmiştir.
Kadastro mahkemelerinde belirtilen genel hükümler, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 29. maddesi kıyas yoluyla, aynı Kanunun 36. maddesine göre işlem yapılması hallerinde de aynen uygulanır.
Yukarıda açıklanan kanun ve yerleşmiş Yargıtay uygulamasına aykırı olarak kurulan ara karar sonucu verilen kesin süreye dayanılıp, gider avansının bu sürede yatırılmadığından söz edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 18/04/2013 günü oy birliği ile karar verildi.