YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/216
KARAR NO : 2013/4239
KARAR TARİHİ : 11.04.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 126 ada 53 parsel sayılı 89903,92 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, hali arazi niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile (D) ile gösterilen 84113,40 m2’lik bölümün orman vasfı ile Hazine adına; (A) ile gösterilen 3887,64 m2, (B) ile gösterilen 211,37 m2 ve (C) ile gösterilen 2882,47 m2’lik bölümlerin tesbit gibi hali arazi niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalı … tarafından temyiz edilmekle Dairece (D) bölümüne yönelik onanmış, (A), (B) ve (C) bölümlerine yönelik olarak bozulmuştur.
Hükmüne uyulan, Dairenin 21/12/2009 tarih 2009/18932 – 19050 sayılı onama-bozma ilâmında özetle: “1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın (D) ile gösterilen kısmının orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, Hazinenin bu bölüme yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Orman Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince; keşif sırasında dinlenen orman bilirkişi Ozan Acur tarafından düzenlenen 22.05.2001 tarihli raporda çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen 84324,77 m2’lik kısmının yeşil orman alanı içinde kaldığı bildirildiği halde, aynı bilirkişi tarafından düzenlenen 03.07.2001 tarihli ek raporda taşınmazın (D) ile gösterilen 84113,40 m2’lik kısmının yeşil orman alanı içinde, (A) ile gösterilen 3887,64 m2, (B) ile gösterilen 211,37 m2 ve (C) ile gösterilen 2882,47 m2’lik bölümlerinin açık alanda kaldığı bildirilmiştir. Orman bilirkişi raporları ile Fenni Bilirkişi Durmuş Ali İmdat tarafından düzenlenen rapora ekli kroki ve taşınmazın orijinal memleket haritası üzerinde yerini gösterir harita birlikte değerlendirildiğinde, çekişmeli taşınmazın (B) ve (C) ile gösterilen kısımlarının yeşil orman alanı içinde, (A) ile gösterilen kısmının ise büyük bir bölümünün yeşil orman alanı içinde kaldığı anlaşılmaktadır. Çekişmeli taşınmazın (B), (C) ve (A) bölümlerinin eğim ve bitki örtüsü bakımından (D) ile gösterilen kısım ile aynı özellikleri taşıdığı, bu kısımların Karaçam ağaçları ile kaplı olduğu ve alt tabakada orman florası bulunduğu, belirlenen bu nitelikleriyle (A), (B) ve (C) ile gösterilen bölümlerin fiilî orman vasfında olup, (D) ile gösterilen bölümün devamı niteliğinde olduğu anlaşıldığından, çekişmeli taşınmazın (B), (C) ve (A) bölümlerinin de orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulmuş, davanın kabulüne, Pınarönü Köyünde Kain 126 ada 53 parsel sayılı taşınmaza ilişkin yapılan kadastro tesbitinin iptaline, taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 11/04/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.