YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2533
KARAR NO : 2013/4374
KARAR TARİHİ : 15.04.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sırasında davacılar vekili tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Bu konuda verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Taraflar arasında görülen menfi tespit davası sırasında davacılar vekili tarafından 22/10/2012 tarihli dilekçe ile “…İcra veznesine depo edilen paranın ödenmemesine ilişkin tedbir kararı verilmesi taleplerinin reddedilmesi, 1 yılı aşkın süredir Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan şikayetin sonucunun beklenmesi nedeniyle hâkimin tarafsız davranmadığı ve Hakimle ve Savcılar Yüksek Kuruluna da şikayet edildiği…” gerekçesiyle reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Reddedilen Hâkim …. (31509)’in, talebin reddinin gerektiği yönündeki görüşü üzerine dosyayı inceleyen merci tarafından, “…Tedbir talebinin reddi kararına karşı temyiz yoluna başvurulabileceği, hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektirir nedenlerin bulunmadığı…” gerekçesiyle reddi hâkim talebinin reddine ilişkin verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına göre, hakimin reddi için ileri sürülen hususlar H.M.K.’nun 36. maddesinde tanımı yapılan sebeplerden olmadığı gibi H.M.K.nun 391. maddesine göre, ihtiyati tedbir talebinin reddi kararlarına karşı temyiz kanun yolu açık bulunması ile yargılamanın devamı sırasında taraflardan birinin mahkeme hâkimi hakkında şikayette bulunması veya aleyhine dava açması, H.M.K.’nun 36/1-d maddesinde belirtilen “davalı olmak” anlamında yorumlanamayacağı, aksine bir yorumun, yargılama yapan tüm hâkimlerin kötü niyetli taraflarca reddedilmesini kolaylaştıracağı gibi, bu hakkı kötüye kullanmak isteyenlerin davranışını da korumak anlamına geleceği, hiçbir hukuk kuralının, kötü niyetliyi korumayacağı, aksini kabul etmenin, kötü niyetli kişilerce açılacak uydurma dava ve şikayetler sonucu, davaya bakan hâkimlerin sağlıklı, baskıdan uzak ve hür iradeleri ile görev yapmalarına engel olacağı gibi, tabiî hâkim ilkesini de zedeleyeceğinden konuyu inceleyen mercinin H.M.K.’nun 36/1-d. maddesi hükmünü yorumlamasının usûl ve kanunlara uygun olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 15/04/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.