YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4665
KARAR NO : 2013/8801
KARAR TARİHİ : 07.10.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi ve müdahil Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü, 136 ada 36 parsel sayılı 3342,40 m2 yüzölçümlü taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile davalılar adına tespit edilmiştir.
Davacı Orman Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmış; Hazine, davacı Orman Yönetiminin yanında davaya müdahil olmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptaliyle orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; davalı … tarafından hüküm temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2011/12174 – 11031 sayılı kararı ile hüküm bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Mahkemece, çekişmeli taşınmazın orman içi açıklığı olduğu yolundaki orman bilirkişi raporu hükme esas alınarak dava kabul edilmiş ise de, çekişmeli taşınmazın kadim dere yatağının kenarında bulunduğu gibi komşu taşınmazlar da gerçek kişiler adına tespit görüp itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir. Buna göre, çekişmeli taşınmaz; 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklığı tanımına uymamaktadır. Bu nedenle, taşınmazın orman içi açıklığı olduğu yolundaki tespit ve kabul yerinde değildir. Diğer taraftan, Hazine de davaya katıldığı ve çekişmeli taşınmazda dere kenarında bulunduğu halde, taşınmazın derenin etki sahasında kalıp kalmadığı yolunda jeolog bilirkişiden rapor alınmamıştır. O halde; mahkemece, bir jeolog bilirkişi marifetiyle yeniden taşınmaz başında keşif yapılarak taşınmazın dereye göre konumu ve dereden etkilenip etkilenmediği hususunda rapor alınması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulü ile dava konusu taşınmazın (A) işaretli 497,30 m2 yüzölçümlü bölümünün kadastro tespitinin iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, (B) işaretli 2845,10 m2 yüzölçümlü bölümünün tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi ve müdahil Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre orman sınırlandırması yapılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın (B) işaretli bölümünün orman sayılan yerlerden olmadığı anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 07/10/2013 günü oy birliği ile karar verildi.