Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/4939 E. 2013/10045 K. 12.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4939
KARAR NO : 2013/10045
KARAR TARİHİ : 12.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Yönetimi, …Köyünde 1975 yılında 6831 sayılı Kanununa göre yapılan orman kadastrosu çalışması sırasında, 51 ve 54 O.S noktaları içinde kalan 131 ada 244 nolu parselin özel orman olarak sınırlandırıldığını ve 131 ada 244 parselin özel orman olarak sınırlandırılması işleminin hatalı yapıldığı, bu işlemi yapan 10 nolu komisyon üyeleri ve bu sınırlandırmaya itiraz etmeyen yetkililer hakkında ceza davası ve tazminat davası açıldığı ve bu davaların idare lehine neticelendiği iddiasıyla 131 ada 244 parselin sahasına ait usulsüz orman kadastrosunun yok hükmünde sayılmasını istemiyle ayrı ayrı dava açmış, davalar birleştirildikten sonra, mahkemece orman kadastro işlemine itiraz süresinin geçtiği gerekçesiyle davalılar … , … ve … hakkında açılanı davaların hak düşürücü süre yönününden reddine, davalı … hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosunun yok hükmünde sayılması istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1975 yılında 1744 sayılı Kanuna göre yapılıp dava tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece verilen karar usul ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki; Dairenin 25.01.1993 gün ve 1992/1529 – 248 sayılı kararı ile diğer karalarında da benimsediği gibi orman kadastro komisyonu üyelerinin görevlerin dışına çıkarak yaptıkları işlemler yok sayılacağından Yönetim tarafından herhangi bir süreye bağlı kalınmaksızın işlemlerin iptali için her zaman dava açılabileceğinden, mahkemece davanın esasına girilerek toplanacak deliller birlikte değirlendirilip işin esasına yönelik karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeler ile davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 12/11/2013 günü oy birliği ile karar verildi.