YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5671
KARAR NO : 2014/1183
KARAR TARİHİ : 27.01.2014
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Orman Yönetimi, 25.05.2009 tarihli dilekçesiyle, … Beldesi 2369 parsel sayılı 9240,00 m² yüzölçümünde ve davalı gerçek kişiler adına tapuda kayıtlı olan taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı iddiasıyla, çekişmeli taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın Hazine adına tescili ve davalıların taşınmaza elatmasının önlenmesi istemleriyle dava açmıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu … Köyü, 2369 parsel sayılı taşınmazın, 15.02.2010 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 415,39 m² yüzölçümündeki bölümünün orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi istemlerine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 1979 yılında ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, üç kişilik uzman orman bilirkişi kurulu tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada 2369 parsel sayılı taşınmazın krokide (A) harfi ile gösterilen 415,39 m² yüzölçümü dışında geriye kalan ve temyize konu 8824,61 m² yüzölçümündeki bölümünün kesinleşmiş orman tahdidi dışında kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre, mahkemece davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesiyle 3402 sayılı Kanuna eklenen “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” şeklindeki 36/A ve 17. maddesi ile eklenen “Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” şeklindeki geçici 11. maddesi hükümleri uyarınca davalı gerçek kişiler aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hükmün yargılama gideri ve vekâlet ücretine yönelik 4 ve 5. bentleri hükümden çıkartılarak yerine, “6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davacı
-2-
Orman Yönetimi üzerinde bırakılmasına, davacı Orman Yönetimi lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına” ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 27/01/2014 günü oy birliği ile karar verildi.