Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/7951 E. 2013/10900 K. 28.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7951
KARAR NO : 2013/10900
KARAR TARİHİ : 28.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı Hazine, … Köyü 215 ada 3 parsel sayılı 1.326,58 m² yüzölçümündeki taşınmazın bağ vasfıyla … adına tapuya kayıtlı olduğunu, ancak taşınmazın konumu itibariyle orman içi açıklık niteliğinde olduğunu belirterek, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı iddiasıyla davalı adına oluşan tapu kaydının iptali ile adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin tapu kaydının iptali ile davacı … adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu yerde ilk defa 2006 yılında 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanuna göre kadastro çalışmaları yapılmış olup; kadastro tesbit tutanakları, 07.03.2007 – 05.04.2007 tarihleri arasında ilân edilip, kanuni süresi içinde itiraz edilmediği için kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişisi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli taşınmazın 6831 sayılı Kanunun 17/2. madde hükmüne göre orman içi açıklık niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğu ve bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu olduğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve temyiz harcının istek halinde iadesine 28/11/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.