Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/8097 E. 2013/11884 K. 19.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8097
KARAR NO : 2013/11884
KARAR TARİHİ : 19.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, sulh hukuk mahkemesinde açmış olduğu davada; …. Köyünde 3402 sayılı Kanunun Ek-4. maddesi gereğince 2/B alanlarında güncelleme ve teknik mevzuata göre fennî hataların düzeltilmesi yolunda yapılan çalışmalarda XIII poligonunun kadastroya tâbi tutulmadığı, ancak; 2/B parsellerine komşu bulunan 984 ve 987 sayılı parsellerde ölçü, tersimat ve hatalı orman paftası uygulamasından kaynaklandığı belirtilen düzeltme işleminin yapıldığı, bu çalışmada kesinleşmiş orman sınır hat ve noktalarına uyulmaması nedeniyle 10/09/1980 tarihinde kesinleşen orman sınırlarına tecavüz edildiğini ileri sürerek, Hazineye husumet yöneltmek suretiyle çekişmeli parsellerin orman sınırı içinde kalan bölümlerine ait tescilin iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tapuya tescilleri istemiyle dava açmıştır.
Yörede 1989 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 987 parsel sayılı 14625 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği nedeniyle … ve paydaşları adlarına tesbit edilip tapuya tescil edilmiş bulunmaktadır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın kendisine husumet yöneltilen Hazine ile bir ilgisinin olmadığı, halen …’ten adına tapuda kayıtlı olduğu, tapu iptali ve tescil istemli davaların tapu kayıt maliklerine karşı açılması gerektiği gerekçesi ile davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleşmiştir. Daha sonra Orman Yönetimince, 11/03/2013 tarihinde asliye hukuk mahkemesinde tapu maliklerine husumet yöneltilmek suretiyle temyize konu dava açılmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 4222.30 m2’lik bölümüne ait tapu kaydının ifrazı ile bitişiğindeki Çatmalıyayla Devlet Ormanı ile birleştirilmek suretiyle orman niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline, taşınmazın 10402.70 m2 olarak davalı … olan tapu kaydının aynen devamına karar verilmiş; hüküm, Orman Yönetimi tarafından mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın yeterli olmadığı, ayrıca davanın kısmî dava olduğu gözetilmeksizin kısmen kabul kararı verilerek bu doğrultuda yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan taşınmaz bölümüne ait tapunun iptali ve tescil isteminden kaynaklanmaktadır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1979 yılında seri bazda orman kadastrosu ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2. madde uygulamaları yapılmış, sonuçları 10/09/1979 tarihinde ilân edilerek kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, mahkemece taşınmazın (A) harfli 4222.30 m2’lik bölümünün orman niteliğiyle Hazine adına tescili yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; Orman Yönetimi tarafından taşınmazın bir bölümüne karşı dava açıldığı, bir başka deyişle davanın kısmî dava olduğu gözetilerek “davanın kabulü “ yolunda hüküm kurulması gerekirken “kısmen kabulü”ne karar verilmiş olması ve 6099 sayılı Kanun gözetilmeden kabul ve ret oranına göre mahkeme masrafları ve vekâlet ücretine hükmedilmiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “davanın kısmen kabulüne” ibaresi kaldırılarak, bunun yerine, “ davanın kabulüne ” ibaresinin yazılması; 6 ve 7. bentlerinin tümüyle kaldırılarak bunun yerine “6099 sayılı Kanunun 16. maddesi hükmü gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı vekili lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına ” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 19/12/2013 günü oy birliği ile karar verildi.