YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8283
KARAR NO : 2013/12036
KARAR TARİHİ : 23.12.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin giderden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … İlçesi, … Köyü, 103 ada 18 parsel sayılı 2670,48 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Şubat 936 tarih ve 226 sıra nolu tapu kaydı ve gittileri uygulanarak ağaçlık niteliği ile davalı adına tespit edilmiştir.
Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır.
Mahkemece, davanın reddine; dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 07.10.2009 gün ve 2009/10490-14260 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Mahkemece, eski tarihli ve 1980-1990 yıllarına ait memleket haritası ile aynı yıllara ait hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; taşınmaz üzerindeki fındık ağaçlarının yaşları, sayısı, kapalılık oluşturup oluşturmadıkları, orman ağaçlarının sayısı, yaşı, cinsi, taşınmaz üzerinde toplu veya dağınık olarak bulunup bulunmadıkları keşif tutanağına ayrıntılı olarak yazılmalı ve bu yönde bilirkişilerden rapor alınmalı, orman ağaçları taşınmaz üzerinde toplu halde bulunuyor ise o bölüm fen bilirkişiden alınacak ek rapor ile ifraz ettirilmeli, hâkim gözetiminde taşınmazın dört bir yanından fotoğrafları çektirilip dosya arasına konulmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı, çekişmeli yeri sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı, çekişmeli taşınmaza kadastro sırasında uygulanan tapu kayıtlarının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve tapu kayıtlarının revizyon gördüğü parselleri dıştan çevreleyen komşu parsellerin kadastro tespit tutanakları ile dayanak belgeleri bulundukları yerlerden getirtilmeli, dayanak tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımıyla ve kadastro fen bilirkişi eliyle uygulanmalı, tapu kaydının kapsamı 3402 sayılı Kanunun 20. maddesine uygun olarak belirlenmeli, bilinmeyen sınırlar bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıklardan her bir sınır hakkında ayrıntılı ve inandırıcı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu komşu parsel kayıtları ile denetlenmeli, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsü insan ve hayvan baskısı sebebiyle ortadan kaldırılmış olsa bile salt orman toprağının dahi orman sayılan yerlerden olduğu düşünülmeli, 6831 sayılı Kanunun 05.11.2003 tarihinde kabul edilen 4999 sayılı Kanunun 6. maddesi ile değiştirilen 11. maddesinde fiilen orman olduğu Orman Genel Müdürlüğünce tespit edilen yerlerin, talep üzerine Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edileceği ve tahsisi yapılan bu yerlerin Hazine adına tapuya orman niteliği ile tescil edileceği gözetilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmeli” denilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra, davanın kabulü ile;
Dava konusu … İli, … İlçesi, … Köyü, 103 ada 18 numaralı parselin orman vasfında Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, mahkemece bozma gereğince resmî belgelere dayalı olarak yapılan araştırma ve inceleme sonucu dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu anlaşılarak, yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; hüküm yerinde tespitin iptali yerine, tutanağın iptaline karar verilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 1. bendinin, 2. paragrafının 2. satırında yer alan “…kadastro tutanağının iptali ile” ibaresi kaldırılarak, bunun yerine “…tespitin iptali ile” ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nın 438/7 maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 23.12.2013 günü oy birliğiyle karar verildi.