Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/859 E. 2013/1255 K. 14.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/859
KARAR NO : 2013/1255
KARAR TARİHİ : 14.02.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Beldesi, 132 ada 4, 5, 6, 7 ve 8 parsel sayılı sırasıyla 1723,49 m², 2758,07 m², 564,50 m², 2159,88 m² ve 1594,31 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, belgesizden kimsenin mülkiyet iddiasında bulunmadığı gerekçesiyle bağ ve bahçe niteliğiyle davalı Hazine adına tesbit edilmişlerdir. Davacılar, dava konusu taşınmazların zilyetliklerinde bulunduğu iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece; davanın kabulüne ve dava konusu parsellerin tespit tutanaklarının iptali ile davacılar adına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir
Bölgede, orman kadastrosu çalışmaları yapılmamıştır.
1) Orman Yönetiminin temyiz itirazları yönünden; dava konusu taşınmazların bağ ve bahçe niteliğiyle Hazine adına tespit edildikleri, Orman Yönetiminin yargılama sırasında davaya katılımının bulunmadığı, davacıların dava dilekçesinde Orman Yönetimini davalı olarak göstermelerinin taraf sıfatını kazandırmayacağı, bu haliyle mahkemece Orman Yönetimine husumet düşmeyeceği gözetilerek Orman Yönetimi aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekir.
2) Davalı Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; Hazine, çekişmeli yerlerin orman niteliğinde bulundukları gerekçesiyle hükmü temyiz ettiğinden, dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadıkları ve hukukî durumları öncesi itibariyle araştırılmalıdır. Bu nedenle; mahkemece öncelikle en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının
ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, çekişmeli taşınmazların zilyetlikle kazanılacak yerlerden olup olmadıkları belirlenmeli, önceki raporlardaki bilgiler de değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. ve 2. bentlerde açıklanan nedenlerle; davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana 14/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.