YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9884
KARAR NO : 2013/11268
KARAR TARİHİ : 05.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 01/02/2012 hâkim havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin halen … İlçesi, …. Mahallesinde ikamet ettiğini, köyde kadastro çalışmalarının yapıldığını ve neticesinde müvekkilinin 2000 yılında …isimli şahıstan aldığı, doğusunda …; Batısında Dağ; Güneyinde …; Kuzeyinde …’e ait taşınmazların bulunduğu, üzerinde bir adet ev ile ahır ve samanlığı bulunan dava konusu taşınmazın kadastro çalışmasında 105 ada 449 parsel olarak müvekkilinin adına tespit edilerek tapusunun çıkarıldığını, halbu ki; dava konusu taşınmazın 10.000 m2’lik alanı kapsaması gerektiğini, bu nedenlerle söz konusu taşınmazın 10.000 m2 olarak müvekkili adına tapuya kayıt ve tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu, 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince yapılmıştır.
Dava konusu (A) harfi ile gösterien 3720,56 m2 ile gösterilen alanın içinde bulunduğu 105 ada 589 parsel sayılı taşınmaz hakkında askı ilân süresi içinde kadastro mahkemesine dava açıldığı ve davanın halen… Kadastro Mahkemesinin 2013/45 E. sayılı dosyasında derdest olduğu anlaşıldığına göre, tutanak kesinleşmemiştir. Sonradan açılan davalar, 3402 sayılı Kanunun 26/D maddesi gereğince davaya katılma olarak kabul edilerek, dosyalar birleştirilip yargılamaya devam edilerek bu bölümlere ilişkin uyuşmazlığın esasının çözümlenmesi için görevsizlik kararı verilerek dosyanın Afyonkarahisar Kadastro Mahkemesine gönderilmesi gerekir. İşin esasına girilerek davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde iadesine 05/12/2013 günü oy birliği ile karar verildi. Başkan