YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2204
KARAR NO : 2014/9459
KARAR TARİHİ : 13.11.2014
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine temsilcisi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Anacık Köyü 131 parsel sayılı 19.300 m2 ve 132 parsel sayılı 25.200 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, 1937 tarih 20 nolu vergi kaydı uygulanarak, tarla niteliğiyle davalılar Celil Kaya ve arkadaşları adlarına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine, taşınmazların ormandan açma, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmış, davacı … dava konusu taşınmazların murisi …’ya ait olduğu, kendisinin de miras hissesi bulunduğu iddiası ile dava açmış, bu davalar birleştirilerek görülmüştür.
Mahkemece; davacı Hazinenin iddiası sübut bulmadığından davasının reddine, davacı … ‘in iddiası bakımından …’nın tesbit maliki olması ve davacının da miras hissesi bulunması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına,
Dava konusu Anacık Köyü 132 nolu taşınmaz ile 131 nolu parsel sayılı taşınmazlardan 131 nolu taşınmazın tesbit tutanağının iptali ile, fen bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 4300 m2’lik kısmının orman niteliğinde Hazine adına, (B) harfi ile gösterilen 15.000 m2’lik kısmının tesbit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 22.03.1974 tarihinde ilân edilerek kesinleşen, seri bazda orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, mahkemece kesinleşmiş tahdit haritası eski tarihli belgelere dayalı olarak yapılan araştırma ve inceleme sonucu dava konusu 132 nolu parselin tamamının ve 131 nolu parselin ise krokide (B) harfi ile gösterilen kısmının orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilenler yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; hüküm yerinde 132 nolu parsel hakkındaki kararın açık bir şekilde anlaşılamaması ve tesbitin iptali yerine, tutanağın iptaline karar verilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 3. bendinde yer alan “..132 nolu taşınmaz ile” kelimeleri kaldırılarak, yerine “..132 nolu parselin tespit gibi tesciline” yazılması suretiyle ve 3.bendin 3.satırının sonunda yer alan “..tesbit tutanağının iptali ile” kelimeleri kaldırılarak, bunun yerine, “… kadastro tespitinin iptali ile” kelimelerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.M.U.K.’nun 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA 13.11.20124 günü oy birliğiyle karar verildi.