YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4591
KARAR NO : 2014/9884
KARAR TARİHİ : 26.11.2014
MAHKEMESİ:Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi ve katılan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Yenikent Beldesi, Çamurlu Mahallesi 146 ada 37 parsel sayılı 36.468,10 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Ağustos 1926 tarih 18 ve Ocak 1963 tarih 138 sıra nolu tapu kayıtları uygulanarak tarla niteliği ile davalılar … ve ortakları adlarına tespit edilmiştir.
Davacı Orman Yönetimi; çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır.
Hazine, taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi istemiyle davaya katılmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro tesbitinin iptal edilerek (A1) ve (A2) ile işaretlenen sırasıyla 10.311,23 m2 ve 3.434,83 m2 yüzölçümlü bölümlerinin orman niteliğiyle Hazine, (B) harfiyle işaretlenen 22.722,04 m2 yüzölçümlü kesiminin tesbit gibi davalılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi ve katılan davacı Hazine tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 01/04/2009 tarih ve 2009/2704-5576 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; [Mahkemece yapılan uygulama ve araştırma hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak yapılan orman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosunun 1983 yılında yapılıp kesinleştiği açıklanmış ise de rapor ekinde taşınmazın memleket haritası ve hava fotoğrafındaki konumu gösterilmiş olup tahdit haritası ile kadastro paftası ölçekleri eşitlenerek taşınmazın tahdit haritasındaki konumu kadastro paftası üzerinde gösterilmemiştir. Diğer taraftan Hazine, davaya katıldığı ve çekişmeli taşınmaz ile dava dışı 109 ada 125 ve 129, 146 ada 32 ila 47, 52 ila 55 sayılı parsellere revizyon gören dayanak tapu kaydının miktarı, revizyon parsellerinin toplam miktarından daha az olduğu ve sınırları itibariyle 3402 sayılı Kanunun 20/C maddesi uyarınca miktarı ile geçerli kapsamının belirlenmesi gerektiği halde mahkemece tapu kaydı yöntemince uygulanmamış, çekişmeli taşınmazın dayanak tapu kaydının miktarı ile geçerli kapsamı içinde kalıp kalmadığı, miktar fazlası olup olmadığı ve kayıt miktar fazlası yönünden davalılar yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde düzenlenen zilyetlikle taşınmaz edinme koşulları araştırılmamıştır.
O halde, öncelikle, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman kadastrosuna ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme, sonuçlarını askı ilân tutanakları ile çekişmeli taşınmaz ile komşularını gösterir şekilde orijinalinden renkli orman tahdit haritası örneği Orman Yönetiminden getirtilmeli, çekişmeli taşınmazı ve dayanak tapu kayıtlarının revizyon gördüğü parselleri ve revizyon parsellerinin tamamını dıştan çevreleyen komşu parselleri gösterir şekilde geniş kadastro paftası ile revizyon parsellerine komşu olan tüm parsellerin kadastro tespit tutanakları ve varsa dayanak belgeleri bulundukları yerlerden getirtildikten sonra mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek iki orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu yardımıyla yeniden yapılacak keşifte, 2 Eylül 1986 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 6831 sayılı Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Kanunun 2/B maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümünde yazılı esaslar gözönünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosunun düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, orman kadastro harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen orman kadastro çalışma tutanaklarına değer verileceği düşünülerek rapor alınmalıdır.
Yukarıda yapılan inceleme, uygulama ve araştırma sonucu çekişmeli taşınmazın tamamen veya kısmen kesinleşen tahdit haritası dışında kaldığının tespiti halinde bu kez çekişmeli taşınmaz ile dava dışı 109 ada 125 ve 129, 146 ada 32 ila 47, 52 ila 55 sayılı parsellere revizyon gören dayanak tapu kaydı yerel bilirkişi yardımıyla ve kadastro fen bilirkişi yardımıyla uygulanmalı, tapu kaydının kapsamı 3402 sayılı Kanunun 20/C maddesine uygun olarak belirlenmeli, bilinmeyen sınırlar bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıklardan her bir sınır hakkında ayrıntılı ve inandırıcı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu komşu parsel kayıtları ile denetlenmeli, çekişmeli taşınmazın tamamen veya kısmen tapu kaydının kapsamı dışında kaldığının tespiti halinde davalılar yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde düzenlenen zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı, aleyhteki kararı davalılar temyiz etmediklerinden usûli kazanılmış hak ilkesi gözetilerek oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.] denilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra; davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile, Ünye İlçesi, Yenikent-Çamurlu Mahallesinde kain 146 ada 37 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişileri …. ve …’ın 03/09/2013 tarihli raporu ve ekindeki haritada (B2) işareti ile gösterilen 15752,30 m2’lik kısmının tesbit gibi iştirak halinde davalılar …, …., …, …, …, … adına tapuya kayıt ve tesciline, (B1) işaretiyle gösterilen 478,90 m2’lik kısmın kadastro tesbitinin iptali ile aynı adanın son parsel numarası verilerek iştirak halinde davalılar …, …., …, …, …., … adına tapuya kayıt ve tesciline, (A1) işaretiyle gösterilen 10311.23 m2’lik kısım, (A2) işaretiyle gösterilen 3434.83 m2’lik kısım ve (A3) işaretiyle gösterilen 6490,84 m2’lik kısımların kadastro tesbitinin iptali ile, sözkonusu kısımların aynı adanın ardarda son parsel numaraları verilerek orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi ve katılan Hazine tarafından taşınmazın (B1 ve B2) işaretli bölümlerine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1983 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu vardır.
1) Mahkeme ilâmı katılan Hazine vekiline 31/01/2014 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise 25/02/2014 günü hâkimlikçe havale edilmiştir. 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.MK.’nın 432. maddesine göre temyiz süresi 15 gün olduğu gibi, harca tâbi işlemlerde Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 1984/5 E. – 1985/1 K. sayılı ve 25.01.1985 günlü İnançları Birleştirme Kararı uyarınca, harç alınmadan temyiz defterine kaydedilen dilekçeler için H.U.MK.’nın 434/3. maddesinde yer alan (eksik harç ödenmesi halinde yapılacak işlem ile ilgili kuralın benzetme yolu ile uygulanacağı) belirlenmiştir. Bu durumda; temyiz defterine kayıt tarihi itibarı ile temyiz süresi geçirilmiştir. Ayrıca, süre aşımı halinde yine Yargıtay’ın 01.06.1990 tarih 3/4 sayılı İnançları Birleştirme Kararına göre mahkemelerce bu yolda karar verilmesi gerektiği, Yargıtay’ca da verilebileceği benimsenmiş olduğundan, açıklanan olguya göre süre aşımı nedeniyle katılan Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, mahkemece bozma kararı gereğince işlem yapılarak, uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastrosu, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 146 ada 37 sayılı parselin (B1 ve B2) harfleriyle gösterilen kısımlarının orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığı ve bu kısımlar yönünden adına tescil kararı verilen kişiler yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlendiğine göre yazılı biçimde hüküm kurulmasında usûl ve kanuna aykırılık bulunmadığından davacı Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine 26/11/2014 günü oy birliği ile karar verildi.