YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5257
KARAR NO : 2014/9693
KARAR TARİHİ : 20.11.2014
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Özbirlik Köyü 107 ada 1 parsel sayılı 9021,14 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına tesbit edilmiştir.
Davacı …, 107 ada 1 parsel içinde kalan 2500 m2’lik kısma yönelik olarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasıyla dava açmıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin 942 m2’lik kısmının fındıklık niteliğiyle davalı adına, kalan kısmının orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline dair verilen karar, davalı … Yönetiminin temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 08.06.2009 gün ve 2009/7713 – 9410 sayılı kararıyla bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Çekişmeli Özbirlik Köyü 107 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro mahkemesinin 2007/1 Esas sayılı dava dosyası ile de itirazlı olduğu ve tutanak aslının bu dosyada bulunduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu taşınmaz, orman parseli olup gerçek kişilerin bu parselin farklı farklı yerlerine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiası ile dava açmış oldukları, bu nedenle, mahkemece öncelikle, 107 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak kadastro mahkemesinin yukarıda esas numarası belirtilen dava dosyası dışında başka dosyalar ile davalı olup olmadığının araştırılması, bu dosyalar tesbit edildikten sonra aynı parsele yönelik olarak açılan tüm bu dosyaların birleştirilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiş, bozmadan sonra bu dava dosyası temyize konu dava dosyası ile birleştirilmiştir.
Davacı …, taşınmazın kendi zilyetliğinde olduğunu, ormanla ilgisinin bulunmadığını iddia ederek dava açmıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu 107 ada 1 sayılı parselin 2567 m2 bölümünün davacı adına tapuya tesciline, kalan bölümünün tesbit gibi tesciline dair verilen karar, davalı … Yönetiminin temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.11.2009 gün ve 2009/11146 – 17181 sayılı kararıyla bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı, dosyada mevcut orman bilirkişi Arslan Okatan tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın % 10-80 eğimli olduğu, üzerinde 15-20 yaşlarında fındık plantasyonları bulunduğu, memleket haritasında yeşil renkli alanda işaretlenmekle birlikte orman ağacı sembolü bulunmadığı, hava fotoğrafında ise açık alanda kaldığı, bu nedenlerle orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiş ise de bilirkişi tarafından çekişmeli taşınmazın hava fotoğraflarındaki yeri gösterilmemiş, komşu parsellere ait kadastro tutanak suretleri getirtilmiş ise de kesinleşip kesinleşmediklerinin anlaşılamamış olduğu, bu durumda bilirkişi raporu taşınmazın niteliğini belirlemekte yeterli olmadığı gibi, ormanların mülkiyeti Hazineye ait olduğu halde, Hazinenin davaya dahil edilmemesi de doğru olmadığı”na değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra, davacıların davasının reddi ile 107 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tesbit gibi orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline dair verilen karar, davacılar … ve … tarafından temyiz edilmekle, Dairenin 02/05/2013 tarih ve 2012/15525 – 2013/4907 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Bozma öncesi orman bilirkişi …ve bozma sonrası orman bilirkişiler… … ve …. tarafından düzenlenen bilirkişi raporlarından çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşılmaktadır. Ancak, mahkemece bozma öncesi mahallinde yapılan keşiflerde fennî bilirkişi … tarafından düzenlenen 02.08.2007 tarihli bilirkişi raporunda davacı … ‘in kullandığı yerin 42 parsele bitişik 2567 m2’lik yer olduğu, davacı …’nun kullandığı yerin ise 40 sayılı parsele bitişik 942 m2’lik yer olduğu ve orman bilirkişiler tarafından da bu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiş ve mahkemece bu raporlar esas alınarak hüküm kurulmuş olup hüküm Orman Yönetiminin temyizi üzerine bozulmuştur.
Bozma kararından sonra mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucunda fennî bilirkişi Hüseyin Alp Atasoy tarafından düzenlenen 02.05.2012 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 613,62 m2 ve (B) harfi ile gösterilen 4185,66 m2’lik kısımların …, (C) ile gösterilen 4221.86 m2’lik kısmın M. Salih Karaahmetoğlu tarafından kullanıldığı bildirilmiştir. Bozma öncesi fennî bilirkişi raporu ile bozma sonrası fennî bilirkişi raporu birbiri ile çelişkili olup mahkemece bu çelişki giderilmemiştir. Bu nedenle mahkemece, önceki bilirkişiler dışında seçilecek bir harita mühendisi yardımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, davacılar tarafından kullanılan yerler kesin olarak belirlenmeli, önceki bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeli ve çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenmiş olduğundan, davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme şartlarının oluşup oluşmadığı araştırılarak, mahkemece verilen 2007/1-2008/53 ve 2007/2-2008/25 sayılı kararlar sadece Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiş olduğundan, Orman Yönetimi lehine oluşan kazanılmış haklar da dikkate alınarak zilyetlik koşulları oluşan yerler hakkında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usûl ve kanuna aykırıdır.” denilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyularak, yapılan yargılama sonucunda; davacıların davasının kabulüne, Özbirlik Köyünde bulunan 107 ada 1 parsel sayılı taşınmazdan bilirkişi Harita Mühendisi Murat Eyüboğlu’nun 10/04/2014 tarihli raporu ekindeki krokide belirttiği (A) harfi ile belirtilen 2567,16 m2’lik kısmın davacı … adına, aynı krokide (B) harfi ile belirtilen 942,31 m2’lik kısmın davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline, 107 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kalan kısmının orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından esasa yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 20/11/2014 gününde oy birliği ile karar verildi.