YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5378
KARAR NO : 2014/9902
KARAR TARİHİ : 27.11.2014
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Sinezi Köyünde bulunan 219300 m2 yüzölçümlü 71 ve 629700 m2 yüzölçümlü 72 parsel sayılı taşınmazlar Ekim 947 ve 196 nolu tapu kaydı ve tedavülleri uygulanarak davalılar adlarına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine, askı ilân süresi içerisinde tapu kayıt miktar fazlası, Bahri Saraç ise, dayanılan tapu kaydında miras payı olduğuna ilişkin itirazda bulunmaları üzerine tutanaklar mahkemeye devredilmiştir.
Mahkemenin 1981/193-1997/3 karar sayılı kararı ile davacıların davalarının reddine, dava konusu taşınmazların davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, davacı Hazine ve Bahri Saraç tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 1999/4711-4591 sayılı kararı ile; davacı …’ın temyiz itirazlarının reddi ile aleyhindeki hükmün onanmasına, Hazinenin temyiz itirazları bakımından ise hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Davacıların dayandığı tapu kaydının mahalli ve fen bilirkişiler marifetiyle zeminde uygulanması, komşu parsellerin getirtilerek uygulamanın denetlenmesi, tapu kaydının tepe okuyan sınırının genişletilmeye elverişli olup olmadığı, elverişli ise kayıt miktarının esas alınarak miktar fazlası olarak yüz dönümlük yerin kazanılabileceğinin gözönünde bulundurulması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacı …ın açmış olduğu davanın bozma öncesi verilen 27/03/1997 tarihli red kararı Yargıtay 17. Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleşmekle yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacı Hazine tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile; kadastrocu bilirkişinin 23/09/2011 tarihli raporuna ekli 5 nolu krokide belirttiği Amasya İli, Suluova İlçesi, Sinezi (Kutlu) Köyü, eski 71 yeni 127 ada 24 nolu parseldeki (A1) ve eski 72 yeni 127 ada 23 nolu parseldeki (A3) alanlarına yönelik olarak yapılan kadastro tespitinin iptali ile, bu alanların orman vasfıyla Hazine adına tesciline, Hazinenin bu alanlara yönelik olarak açtığı davanın kabulüne,
Davacı Hazinenin kadastrocu bilirkişinin 23/09/2011 tarihli raporuna ekli 5 nolu krokide belirttiği Amasya İli, Suluova İlçesi, Sinezi (Kutlu) Köyü, eski 71 yeni 127 ada 24 nolu parseldeki (A2) ve eski 72 yeni 127 ada 23 nolu parseldeki (A4) alanlarına alanlarına yönelik olarak açmış olduğu davanın reddine, bu taşınmazların kadastro tespiti gibi tapuya tescili ile, bilirkişi Av.Ahmet Çekin’in hisselendirme raporu doğrultusunda her bir tespit malikinin kendi mirasçıları arasındaki iştirak hali bozulmaksızın 663.552 hisse kabul edilerek paydaşları adına tapuya tesciline karar verilmiş, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm, Dairemizin 27.06.2012 tarih ve 2012/7435-9656 K. sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Mahkemece, bozma kararına uyulmasına rağmen bozmanın gerekleri yerine getirilmemiştir. Hükmüne uyulan bozma kararında, tapu kaydının değişir sınırlı olduğu belirlendiği takdirde miktar fazlası olarak 100 dönümlük yerin zilyetlikle kazanılabileceği belirtildiği halde, bu miktarın çok üzerine çıkılmıştır. Dayanak tapu kaydının doğu sınırı tepe okumakta olup devamı tapulama harici alan olarak paftasında gösterilmiştir. Dosyadaki fen bilirkişi ve orman bilirkişi raporları ile memleket haritasındaki konumuna göre de tapu kaydının tepe okuyan sınırının fen bilirkişi raporunda belirtildiği gibi birden dikleşen ve tarım arazileri ile arasında kot farkı oluşan yerlerden olmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre kaydın bu sınırının sabit sınır olarak kabulü mümkün değildir. Bu nedenle, mahkemece bir fen bilirkişi marifetiyle yeniden yapılacak keşifte, 3402 sayılı Kanunun 20/C ve 32/3. maddeleri gereğince sabit sınırdan başlanmak suretiyle kayıt miktarı belirlendikten sonra miktar fazlası olarak da 100 dönümlük yer belirlenmeli ve toplam 132 dönümlük yer davalılar üzerinde bırakılmalı, kalan kısım yönünden Hazinenin davasının kabulüne karar verilmelidir.” denilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacı Hazine tarafından açılan davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile;
– Sinezi (Kutlu) Köyü eski 71 parsel (yeni 127 ada 24 parsel) sayılı taşınmaza yönelik kadastro tespitinin iptali ile 23.09.2011 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli Kroki-5’te (A1) ile gösterilen 170.091,43 m2 yüzölçümündeki alanın orman vasfı ile Hazine adına, (A2) gösterilen 48.969,70 m2 yüzölçümündeki alanın Amasya İli, Suluova İlçesi, Sinezi (Kutlu) Köyü eski 71 parsel yeni 127 ada 24 parsel sayılı taşınmaz olarak Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, Hazinenin bu parsele yönelik açtığı davasının kabulüne,
– 23.09.2011 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli Kroki-5’te belirttiği Amasya İli, Suluova İlçesi, Sinezi (Kutlu) Köyü eski 72 parsel (yeni 120 ada 23 parsel) sayılı taşınmazdaki (A3) ile gösterilen 241.198,66 m2 yüzölçümündeki alanın orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, fenni bilirkişi heyetinin 20/11/2013 tarihli raporuna ekli (3) nolu haritada (Y7) harfi ile gösterilen 255.700,95 m2 yüzölçümündeki miktar fazlası alana yönelik olarak yapılan kadastro tespitinin iptali ile adanın son parseli olarak Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, Hazinenin bu alana yönelik olarak açtığı davasının kabulüne,
– Davacı Hazinenin, fenni bilirkişi heyetinin 20/11/2013 tarihli raporuna ekli (3) nolu haritada belirttiği Amasya İli, Suluova İlçesi, Sinezi (Kutlu) Köyü eski 72 parsel yeni 127 ada 23 parsel sayılı taşınmazdaki (Y) harfi ile gösterilen 32.000 m2 yüzölçümündeki ve (Y6) harfi ile gösterilen 100.000 m2 yüzölçümündeki alanlara yönelik açmış olduğu davanın reddine, 132.000 m2 yüzölçümündeki bu alanın kadastro tespiti gibi tapuya tescili ile, Bilirkişi Avukat ….’in hisselendirme raporuna parelel olarak her bir tespit malikinin kendi mirasçıları arasındaki iştirak hali bozulmaksızın 1.327.104 hisse kabul edilerek payları oranında tesciline karar verilmiş, hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 27/11/2014 gününde oy birliği ile karar verildi.