YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5530
KARAR NO : 2014/9633
KARAR TARİHİ : 19.11.2014
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
3402 sayılı Kanunun (5831 sayılı Kanunun 9. maddesi ile eklenen) geçici 8. maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında Babaköy Köyü 119 ada 11 ve 13, 107 ada 2 ve 3 parsel sayılı sırasıyla 551,06 m², 2419,02 m², 6837,37 m² ve 3252,82 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla ve fındık bahçesi niteliğiyle davalılar adına tesbit edilmiştir.
Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazların öncesi orman iken, 23.11.1991 tarihinde kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakıldığını, ancak, taşınmazların tahdit dışında bırakılma tarihi ile kadastro tesbit tarihi arasında 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresi dolmadığını ileri sürerek, davalılar adına yapılan tesbitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, yargılama aşamasında ayrı ayrı açılan davalar birleştirildikten sonra, 119 ada 11 ve 13 sayılı parseller yönünden davanın reddine, bu parsellerin tesbitteki vasıflarıyla tespit malikleri adına tesciline, dava konusu 107 ada 2 ve 3 sayılı parseller yönünden davanın kısmen kabulü ile, 17.01.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 2206,50 m²’lik ve 2482,96 m²’lik kısımlarının tesbitteki vasıflarıyla Hazine adına tesciline, (B) harfi ile gösterilen kısımlarının ise tesbitteki vasıflarıyla tespit malikleri adına tesciline karar verilmiş, hüküm, davacı Hazine tarafından 119 ada 11 ve 13 sayılı parsellerin tamamı, 107 ada 2 ve 3 parsellerin ise, (B) harfi ile gösterilen bölümleri yönünden; davalılar tarafından ise, 107 ada 2 ve 3 sayılı parsellerin (A) harfi ile gösterilen bölümleri yönünden temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1957 tarihinde 766 sayılı Kanun uyarınca yapılan kadastro çalışmalarında dava konusu taşınmazlar ormanlık alan olarak tesbit harici bırakılmış, tesbit tarihinden önce 22.05.1991 tarihinde ilânı yapılarak kesinleşen orman kadastrosu ve 3302 sayılı Kanunun 2/B madde uygulama çalışmalarında da çekişmeli taşınmazlar, orman sınırları dışında bırakılmıştır. Ayrıca, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 2859 sayılı Kanun ve 590 sayılı KHK. Gereği yapılan yenileme çalışmaları 21.02.2005 tarihinde kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastrosu, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 119 ada 11 ve 13 parsel sayılı taşınmazların tamamı ile 107 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların (B) harfi ile gösterilen bölümlerinin 1991 tarihinde kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırı dışında bırakıldığı gibi, eski hava fotoğrafı ve memleket haritasında orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen davalılar yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu, 107 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların (A) harfi ile gösterilen bölümlerinin ise 1991 tarihinde yapılan ve 22.05.1991 tarihinde ilân edilerek 23.11.1991 tarihinde kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırı dışında bırakılmışsa da, bu bölümlerin hava fotoğrafı ve memleket haritasına göre orman sayılan yerlerden olmasına karşın tahdit dışında bırakıldıkları, hükmün 107 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davacı Hazine tarafından (B) bölümüne yönelik olarak temyiz edildiği, kaldı ki, taşınmazların (A) bölümlerinin vasfının mülk sahibi Hazine tarafından orman olarak idari yoldan değiştirilmesinin de her zaman mümkün olduğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A madde gereğince davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdıkları temyiz harcının istek halinde iadesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 19/11/2014 günü oy birliği ile karar verildi.