Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2014/610 E. 2014/2584 K. 27.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/610
KARAR NO : 2014/2584
KARAR TARİHİ : 27.02.2014

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında İsabeyli Köyü 129 ada 90 parsel sayılı 6733,75 m² yüzölçümündeki taşınmaz ile 129 ada 95 parsel sayılı 7705,26 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adlarına tesbit edilmiştir.
Davacı Orman Yönetimi, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla, ayrı ayrı dava açmıştır.
Mahkemece, ayrı ayrı açılan davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, 129 ada 90 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişinin 19/09/2003 tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen 5355,65 m²’lik bölümü ile 129 ada 95 parsel sayılı taşınmazın tamamının orman vasfıyla tapuya tesciline, aynı bilirkişi raporunda 129 ada 90 parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 1378,10 m²’lik bölümün tesbit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından 129 ada 90 parselin (B) bölümüne yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede orman kadastrosu yapılmamıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli 129 ada 90 parsel sayılı taşınmazın temyize konu (B) harfi ile gösterilen bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu ve bitişiğinde kişiler adlarına özel mülk olarak kayıtlı taşınmazlar bulunduğu anlaşıldığına göre, yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesiyle 3402 sayılı Kanuna eklenen “Kadastro işlemi ile oluşan tesbit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” şeklindeki 36/A ve 17. maddeleri ile eklenen “Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” şeklindeki geçici 11. maddesi hükümleri gereğince “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalılar aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 3, 4 ve 5. bendlerinin hükümden kaldırılarak, yerine “6099 sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına” ibaresi yazılmak suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 27/02/2014 günü oy birliği ile karar verildi.