Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2014/614 E. 2014/1999 K. 18.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/614
KARAR NO : 2014/1999
KARAR TARİHİ : 18.02.2014

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, dava dilekçesinde sınırları yazılı Kapukargın Köyünde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17. maddelerinde yazılı şartların davacı yararına gerçekleştiğini iddia ederek, Medenî Kanunun 713. maddesine göre davacı adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne, 1331 m2 taşınmazın davacı adına tesciline dair verilen karar, Hazine tarafından temyiz edilmekle hüküm, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 07.07.2010 gün ve 8719-9813 sayılı bozma kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “taşınmazın orman olup olmadığının eski ve yeni tarihli resmi belgelere göre belirlenmesi, orman değilse kazanma koşullarının usûlünce araştırılması” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne, 11.05.2012 günlü raporda (D) harfi ile işaretli 1331 m2 taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tescil istemine ilişkindir.
Yörede, 1942 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastro çalışması ile 1982 yılında 1744 sayılı Kanuna hükümlerine göre; 1992 yılında 3302 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2. madde ve 2/B uygulaması vardır. Arazi kadastrosu 1954 yılında yapılarak kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman bilirkişi kurulu tarafından yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın arazi kadastro paftasında orman olarak tesbit harici bırakılmışsa da; 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırı dışında kaldığı, daha sonra yapılan orman kadastrosu ve 2/B çalışmalarında da bu durumun değişmediği, taşınmazın 1959 ve 1995 tarihli memleket haritalarında da orman sayılmayan yerlerden olduğu, güney komşuları olan İbrahim Güven ve Osman Güven tarafından açılan tescil davalarının kabulü yolunda verilen kararların 20. Hukuk Dairesinin 2013/2456 ve 2448 sayılı dosyalarında onanarak kesinleştiği saptanarak yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı Hazinenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına