YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6266
KARAR NO : 2014/9676
KARAR TARİHİ : 20.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
2009 yılında yapılan ve 11.03.2010 tarihinde kesinleşen arazi kadastrosu sırasında Gökçeören Köyü 153 ada 8 parsel sayılı 3406.51 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, meşelik niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir.
Davacılar 18.06.2010 tarihli dava dilekçesiyle, taşınmazın 1000 m2’sinin kendilerine ait olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin 909.97 m2’sinin Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz incelemesi üzerine yerel mahkeme hükmü Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 25.06.2012 tarih ve 2012/3744 – 9426 sayılı ilâmı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma ilâmında özetle; “Gerek 766 sayılı Kanun, gerekse 3402 sayılı Kanun hükümleri uyarınca kadastro tespitine itiraz davalarında husumetin yararına tespit tutanağı düzenlenen kişilere yöneltilmesi zorunlu olup, ortada belirgin bir biçimde temsilde yanılma hali bulunduğundan bu durumun mahkemece re’sen gözetilmesi ve davanın usûlünce gerçek hasıma yönlendirilmesi için davacı tarafa olanak sağlanması ve tesbit maliki Hazineye husumet yöneltilmek suretiyle davaya dahil edilerek taraf oluşturulup, savunma ve delilleri sorulduktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre, karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile 153 ada 8 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişilerin 24/11/2013 tarihli raporlarına ekli krokide (B) harfi ile gösterdikleri 909,97 m2’lik bölümünün tapuda Hazine adına olan kaydının iptali ile bu bölümün ifraz edilerek aynı adanın son parsel numarası verilerek 2/8 payının davacı …, 3/8 payının davacı …, 3/8 payının da davacı … adlarına tapuda kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından krokide (B) ile gösterilen bölümüne yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesine göre 10 yıllık süre içinde açılan tapu iptali tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 24/03/1966 tarihinde ilânı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 1989 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Ayrıca yörede 09.02.2010 – 10.03.2010 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşen genel arazi kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş tahdit haritasına dayalı olarak, yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada; çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve adına tescil kararı verilen davacılar yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı Hazinenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 20/11/2014 günü oy birliğiyle karar verildi.