Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2014/6701 E. 2014/9668 K. 20.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6701
KARAR NO : 2014/9668
KARAR TARİHİ : 20.11.2014

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı …, davalılar … ve … vekili, müdahil Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında Rıfatiye Köyü 107 ada 3, 4 ve 5 parsel sayılı sırasıyla 3660,42 m2, 4085,44 m2 ve 1195,82 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla niteliği ile belgesizden, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak, 3 ve 5 nolu parseller …, 4 nolu parsel … adına tesbit edilmiştir.
Davacı …, dava konusu taşınmazların kardeş olan annesi ve davalıların babasına ait iken ölümü ile mirasçılarına kaldığı, kendisinin de miras hissesi bulunduğu iddiasıyla dava açmış; davacı …, davalılarla kardeş olduğu, kendisinin de davalılarla eşit oranda miras payının bulunduğu iddiası ile dava açmış; bu davaya …, kendisinin de hissesi bulunduğu iddiası ile müdahale etmiş, bu dosyalar birleştirildikten sonra da Orman Yönetimi davaya müdahale ederek, taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir.
Mahkemece davacı …’nin davasının sübut bulmadığından reddine, davacılar … ve müdahil davacı … ‘in davalarının ayrı ayrı kabulüne, müdahil davacı Orman Yönetiminin davasının kısmen kabulüne,
Dava konusu Kahramanmaraş İli, Andırın İlçesi, … Köyü 107 ada 3, 4 ve 5 parsel nolu taşınmazların tesbitlerinin iptaliyle,
Dava konusu Kahramanmaraş İli, Andırın İlçesi, … Köyü 107 ada 3 parsel nolu taşınmazın 26/06/2009 havale tarihli bilirkişi raporu ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen 602,68 m2’lik kısmı ve 107 ada 4 nolu parselin 26/06/2009 havale tarihli bilirkişi raporu ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen kısmının aynı adanın son parsel numaraları verilmek suretiyle orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline,
Dava konusu Kahramanmaraş İli, Andırın İlçesi, … Köyü 107 ada 3 parsel nolu taşınmazın 26/06/2009 havale tarihli bilirkişi raporunda ekindeki krokide (B) harfi ile gösterilen 3060,24 m2’lik kısmı ve 107 ada 5 nolu parsellerin tamamı aynı ada parsel numarası ve tesbitteki vasıf ve mahiyetle, Kadirli Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/674 Esas, 2007/818 Karar sayılı veraset ilâmına göre her iki parsel ayrı ayrı 2016 pay kabul edilmek suretiyle,
336/2016 payı … adına,
42/2016 payı … adına,
1638/2016 payı tespit maliki … adına tapuya kayıt ve tesciline,
Dava konusu Kahramanmaraş İli, Andırın İlçesi, … Köyü 107 ada 4 parsel nolu taşınmazın 26/06/2009 havale tarihli bilirkişi raporu ekindeki krokide (B) harfi ile gösterilen 1561,66 m2’lik kısmın aynı ada parsel numarası ve tesbitteki vasıf ve mahiyette Kadirli Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/674 Esas, 2007/818 Esas sayılı veraset ilâmına göre parselin tamamı 2016 pay kabul edilmek suretiyle,
336/2016 payı … adına,
42/2016 payı … adına
1638/2016 payı tesbit maliki … adına tapuya kayıt ve tesciline,
Dava konusu Kahramanmaraş İli, Andırın İlçesi, … Köyü 107 ada 5 parsel nolu taşınmazın beyanlar hanesine taşınmaz üzerindeki evin kök muris Ahmet Demirdelen tarafından yaptırılmış olduğuna dair şerh verilmesine,
Dava konusu Kahramanmaraş İli, Andırın İlçesi, … Köyü 107 ada 4 parsel nolu taşınmazın beyanlar hanesine …’in ölü olduğuna dair şerh düşülmesine,
karar verilmiş, hüküm davacı …, davalılar Kazım ve … vekili, müdahil Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 05.10.1994 tarihinde ilân edilen ve kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
1- Müdahil Orman Yönetiminin temyiz itirazları bakımından;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, mahkemece resmî belgelere ve kesinleşmiş tahdit haritasına dayalı olarak yapılan araştırma ve inceleme sonucu; dava konusu 107 ada 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların krokide (B) harfi ile gösterilen kısımları ile 107 ada 5 nolu parselin tamamının orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşılarak yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı …, dava konusu taşınmazlardaki murisinden intikal eden tüm miras haklarını 20.02.1993 tarihli harici satış senedi ile davalı …’e satıp, zilyetliğini devrettiği ve iddiasını kanıtlayamadığı anlaşıldığından, temyiz itirazlarının reddine,
3- Davalılar Kazım ve … vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava konusu 107 ada 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların krokide (A) harfi ile gösterilen kısımlarının kesinleşmiş orman tahdit hattı dışında kaldığı, ancak, eski tarihli belgelerde öncesi itibarıyla orman sayılan yerlerden bildirildiği için, orman niteliği ile Hazine adına tescile karar verilmişse de; kesinleşmiş orman kadastrosu olan yerlerde, Orman Yönetimi sadece tahdit içinde kalan yerler için dava açabileceğinden, mahkemece uyuşmazlığın çözümünün kesinleşmiş tahdit haritasının uygulanması ile çözümlenmesi gerekir. Ancak, dosyadaki bilirkişi raporundan taşınmazların bu kısımlarının tahdit hattına göre konumu tam olarak anlaşılamamaktadır. O halde; öncelikle, çekişmeli taşınmazın yer aldığı orijinal arazi kadastro paftası, 1994 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi ve 2/B uygulamasına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilân tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneğinin getirtilerek, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu yardımıyla yeniden yapılacak keşifte, 2 Eylül 1986 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 6831 sayılı Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Kanunun 2/B maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmî Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümünde yazılı esaslar gözönünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde, yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Böylesine yapılacak araştırma sonucu taşınmazların tahdit sınırları içinde kalan kısımlarının orman niteliği ile tesciline, taşınmazların tahdit sınırları dışında kalan kısımlarında ise, Orman Yönetiminin davasının reddine karar verilmelidir.
Ayrıca, davacı …’a başka bir yerden taşınmaz verilip verilmediği araştırması da yeterli değildir. Tapu Müdürlüğünden, mahkemece sadece senetsizden tespitler sorulmuştur. Oysa, Tapu Müdürlüğünden … adına belgeli belgesiz tüm taşınmaz kayıtları getirtilerek, keşifte mahalli bilirkişi ve tanıklardan, bu taşınmazları nasıl edindiği, muris Ahmet Demirdelen’den gelen miras hissesine karşılık olarak edinip edinmediği sorularak araştırma yapılmalı, karar tarihinden sonra davadan feragat eden …’ın da feragatı nazara alınarak miras hisseleri belirlenmeli ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: 1- Yukarıda birinci ve ikinci bentde açıklanan nedenlerle; davacı … ve müdahil Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Üçüncü bentde açıklanan nedenlerle; davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, davalılar tarafından yatırılan temyiz harcının istek halinde iadesine 20/11/2014 günü oy birliği ile karar verildi.