Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2014/7013 E. 2014/9649 K. 19.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7013
KARAR NO : 2014/9649
KARAR TARİHİ : 19.11.2014

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Yönetimi, 21/06/2012 havale tarihli dava dilekçesi ile; hükmen orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescil edilen Çelik Köyü 110 ada 64, 105 ada 10, 109 ada 77 ve 120 sayılı parsellerin, yörede 2012 yılında yapılarak 21.05.2012 tarihinde ilân edilen 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde uygulamalarında 110 ada 64 sayılı parselin P(I), 105 ada 10 sayılı parselin P(V), 109 ada 77 sayılı parselin P(VI), 109 ada 120 sayılı parselin P(VII) poligon numaraları ile 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığını, yapılan inceleme sonucu bu taşınmazların fiilen orman olduklarını ileri sürerek, çekişmeli taşınmazların orman sınırı dışına çıkarılma işleminin iptalini ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile P(I) 110 ada 64 – P(V) 105 ada 10 – P(VI) 109 ada 77 – P(VII) 109 ada 120 sayılı parsellerin yapılan 2/B tesbitlerinin iptali ile orman vasfında Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 1 aylık askı ilân süresi içinde açılan 2/B uygulamasına itiraza ilişkindir.
Dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde, orman kadastrosu, 1999 yılında, 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince yapılıp kesinleşmiştir, 21.05.2012 tarihinde ilân edilen, 6831 sayılı Orman Kanununun 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde uygulama çalışmalarına davacı tarafından 1 aylık süre içinde dava açılmış olması sebebi ile çalışmalar kesinleşmemiştir.
1) Davalı Hazinenin (Orman ve Su İşleri Bakanlığı adına) PVII (109 ada 120) parsele ilişkin temyiz itirazları bakımından;
109 ada 120 parsele ilişkin daha önce Orman Yönetimi ve Hazine arasında görülüp kesinleşen Gölbaşı Kadastro mahkemesinin 2000/18 E. – 2001/98 K. sayılı kadastro tesbitine itiraz davasında taşınmazın eylemli olarak meşe, tesbih ağacı, katır tırnağı ve menengiç ağaçları ile kaplı olduğu kadastro tesbitinin de orman toprağı olarak yapılmış olduğu gözönüne alındığında bu parsele ilişkin 2/B uygulamasının iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, davanın 2/B uygulamasının iptaline ilişkin olduğu kabul edilerek dava konusu edilen (PVII) poligonun 2/B uygulamasının iptali ile yetinilmesi gerekirken, mahkemece, zaten hükmen orman olarak kesinleşen 109 ada 120 parsel hakkında mükerrer sicil oluşturacak şekilde yeniden tescili yönünde hüküm kurulması doğru değil ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hükmün 2. bendinin dördüncü paragrafının kaldırılarak, yerine “109 ada 120 parselin (VII) poligon numarası ile yapılan 2/B işleminin iptaline” ibaresi yazılmak suretiyle düzeltilmesine ve hükmün bu parsel yönünden 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2) Davalı Hazinenin (Orman ve Su İşleri Bakanlığı adına ), P(I), 110 ada 64 – P(V), 105 ada 10 – P(VI), 109 ada 77 sayılı parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince;
[Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B uygulamasına itiraz niteliğindedir. Yörede 2005 yılında yapılan kadastro sırasında dava konusu taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle dava dışı gerçek kişiler adına tesbit edilmiş, bu tesbitlere karşı Orman Yönetiminin açtığı davalarda Gölbaşı (Adıyaman) Kadastro Mahkemesinin 2000/62 E. – 2003/71 K., 2000/72 E. – 2002/1 K., 2005/36 E. – 2006/102 K. sayılı kararları ile kadastro tesbitlerinin iptali ile taşınmazların orman niteliğiyle tescillerine karar verilmiş, kararlar kesinleştirilerek tapuda infazı sağlanmıştır. Belirtilen dosyalarda alınan orman bilirkişisi raporlarında, taşınmazların eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında orman sayılan yerlerden olduğu bildirilmiş, mahkemece de orman bilirkişisi raporu doğrultusunda eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle taşınmazların orman olarak tesciline karar verilmiştir. Tesbit tarihinde taşınmazlar, eylemli bağ, fıstıklık ve susuz tarla niteliğindedir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazların hükmen orman olması nedeniyle 2/B uygulamasına konu edilemeyeceği gerekçesiyle keşif ve inceleme yapılmaksızın dava kabul edilmiş ise de, mahkemenin kabulü bu konudaki mevzuata ve dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Şöyle ki; 20.11.2012 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliğinin 30. maddesi hükmüne göre;
“(1) 2/B uygulamalarında belde, mahalle veya köy sınırları esas alınmak suretiyle çalışma yapılır.
(2) Bir belde, mahalle veya köyde başlatılan çalışmalar o belde, mahalle veya köyün sınırları içinde kalan bütün Devlet ormanlarını kapsayacak şekilde ve eksiksiz olarak yapılır.
(3) Bu Yönetmelik hükümlerine göre işlemleri tamamlanmış ve kesinleşmiş belde, mahalle veya köylerdeki Devlet ormanlarında bu amaçla tekrar çalışma yapılamaz.
(4) Ancak;
a) Kadastro uygulamaları yapılmış, ilân edilmiş ve kesinleşmiş, belde, mahalle veya köyde kesinleşmiş orman sınırlarına göre orman sayılmayan alanlar içerisinde kalan taşınmaz iken, herhangi bir nedenle mülkiyet anlaşmazlığının yargıya intikal etmesi ve niza konusu taşınmaz hakkında mahkeme kararı ile ilk defa ve hukuken orman sayılan yer kararının verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi ile orman niteliğini kazanmış, ancak, 6831 sayılı Kanunun 2. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi araştırması ve uygulaması yapılmamış yerlerde,
b) 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanunla değişik 2. maddesi ve 2896 sayılı Kanunla değişik 2. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi gereğince orman sınırları dışına çıkartılıp orman sınırları dışına çıkarma işleminin iptali için dava açılmış, 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanunla değişik 2. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi uygulaması sırasında yargılama devam ettiği ve yapılan uygulama iptal edilmiş olmadığından değerlendirilmemiş, uygulama sonrasında yargılaması tamamlanıp kesinleşmiş yargı kararı ile orman sınırları dışına çıkarma işlemi iptal edilmiş yerlerde,
c) Tapuda orman vasfıyla tescilli olup da 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanunla değişik 2. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi uygulaması sırasında orman sınırları içinde değerlendirilmemiş olması nedeni ile 2/B araştırmasına konu edilmeyen yerlerde,
ç) Çalışma alanı sınırlarındaki kenarlaşma hataları ile fennî hatalardan kaynaklanan nedenlerle 2/B araştırmasına konu edilmeyen yerlerde,
d) Tapulama veya kadastro çalışmaları sırasında davalı olması nedeniyle malik tesbiti yapılmayan ya da gerçek veya tüzel kişiler adına tesbit edilen, ancak, bu tesbite karşı açılan davalar veya tapu iptal davası nedeniyle mahkemeye intikal ettirilen ve davası devam ederken 2/B uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan, ancak, mahkemece 6831 sayılı Kanunun 2. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmaksızın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilen yerlerde, Bölge Müdürlüğünce durum tesbiti yapılır. Sonuç, ayrıntılı bir rapor ile Genel Müdürlüğe intikal ettirilerek Komisyon görevlendirilmesi talep edilir. Görevlendirilen Komisyon, bu Yönetmeliğin ilgili hükümleri doğrultusunda 2/B uygulamalarını yapar.” hükümleri yer almaktadır. Anılan Yönetmeliğin özellikle 4. bendi (a) fıkrasında açıkça mahkeme kararı ile orman sayılan alanlarda dahi 2/B uygulamasının yapılabileceği kabul edilmiştir. Ancak, bunun için, taşınmazların dava tarihindeki eylemli durumuna göre orman sayılmış olmaması gerekir.Somut olayda; mahkemece, keşif yapılarak taşınmazların hali hazırdaki eylemli durumu ile 31/12/1981 tarihinden önce bilim va fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerden olup olmadıkları araştırılmamıştır.
O halde; mahkemece, 1982 tarihine en yakın tarihli memleket haritasının yapımına esas olan hava fotoğrafı ve memleket haritası getirtilip bilirkişi eliyle incelenmeli ve dava konusu taşınmazlarla ilgili 2/B alanlarında 3402 sayılı Kanunun Ek 4. maddesi gereği kadastro çalışmalarının yapılıp yapılmadığı sorulmalı, yapılmışsa dava konusu 2/B alanlarında belirlenen parsellere ait kadastro tutanakları getirtilmeli ve bu tutanaklarda kullanıcı olarak beyanlar hanesinde ismi yazan kişiler tesbit edilerek bu kişiler davaya dahil edilmeli ve halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memuru oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle yeniden yapılacak keşif ve alınacak raporlar ile dava konusu taşınmazların orman bütünlüğünü bozmama, su ve toprak rejimine ve çevresindeki ekosistemlerinin tüm öğeleriyle kendisini yenileyebilme gücüne zarar vermeme, ormancılık çalışmalarının etkinlik, verimlilik ve kârlılık düzeylerini düşürmeme, taşınmazlar üzerinde insan elinin çekilmesi ve olduğu gibi bırakılması halinde yeniden orman haline dönüşüp dönüşemeyeceği hususları değerlendirilmeli; dava konusu taşınmazların doğal olaylar ve eylemler sonucu bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak yitirip yitirmediği incelenerek bu olgular tartışılmalı ve orman niteliği kaybolmuş ise, çekişmeli bölümler üzerindeki bitki örtüsü, ağaçların sayısı ve yaşları kesin olarak saptanmalı, çekişmeli taşınmazların hükmen orman yapıldığı kadastro dosyaları da getirtilerek yapılacak keşifte somut olgulardan faydalanılmalı, çekişmeli taşınmazların nitelik yitirip yitirmediği bilimsel metodlarla kesin olarak saptanmalıdır.
Kabule göre de; davanın, 2/B uygulamasının iptaline ilişkin olduğu kabul edilerek dava konusu edilen poligonların 2/B uygulamasının iptali ile yetinilmesi gerekirken, mahkemece, zaten hükmen orman olarak kesinleşen parseller hakkında mükerrer sicil oluşturacak şekilde yeniden tescili yönünde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmaksızın eksik inceleme ve hatalı gerekçeler ile hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle, davalı Hazinenin (Orman ve Su İşleri Bakanlığı adına ) PVII (109 ada 120) parsele yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu parsel yönünden usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin (Orman ve Su İşleri Bakanlığı adına) temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün P (I), 110 ada 64 – P (V), 105 ada 10 – P (VI) ve 109 ada 77 sayılı parsellere yönelik olarak BOZULMASINA 19/11/2014 günü oy birliği ile karar verildi.