Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2014/7584 E. 2014/9683 K. 20.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7584
KARAR NO : 2014/9683
KARAR TARİHİ : 20.11.2014

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve davacılar … ve ark. vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacılar vekili dava dilekçesinde, sınırlarını bildirdiği Kargıcak Beldesinde bulunan toplam iki parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek, Medenî Kanunun 713. maddesi uyarınca müvekkilleri adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 20/09/2008 tarihli krokide (B) harfi ile gösterilen 23.263 m2 kısmın davacılar adına tesciline karar verilmiş, davalı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 05/05/2010 gün ve 2010/5360 – 2010/5884 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Çekişmeli taşınmazın hangi nedenle tespit harici bırakıldığı yargılama aşamasında saptanmadığı gibi, Dairenin 10.02.2010 tarihli geri çevirme kararı üzerine de bu konuya cevap verilmemiş, bundan ayrı çekişmeli taşınmaz hem 1989, hem de 1963 tarihli memleket haritasında tescile karar verilen (B) harfli bölümün kısmen yeşil renkli bölümde yeraldığı halde, bilirkişiler tarafından bu bölümün niteliği belirtilmemiş, mahkemece de konu araştırılmadan eksik inceleme sonucu hüküm kurulmuştur. Ayrıca, 06.07.2007 günlü keşif sırasında davacı vekili, çekişmeli taşınmazın daha önce Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/677 – 2001/326 sayılı kararıyla davacı adına tesciline karar verildiğini, ancak, kararın infazı sırasında fen bilirkişi krokisinde belirlenen koordinatların hatalı olduğu anlaşıldığından, eldeki davayı açtıklarını belirtmişse de, mahkemece kesinleşen dosya getirtilerek, taşınmazların aynı yer olup olmadıkları, aynı yere ilişkin dava sözkonusu ise önceki hükmün neden infaz edilmediği belirlenmemiştir. Dosyaya getirtilen Hüseyin Onuş imzalı pafta örneğinde; çekişmeli taşınmazın kuzeyinde yeralan 279 ada 1 (eski 571) parselin de kuzeyinde “orman” yazılı olduğu anlaşılmaktadır. Yargıtay H.G.K.’nun 24.10.2001 gün, 2001/8-464/751 sayılı kararı ile H.G.K.nun 12.05.2004 gün 2004/8-242-292 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, genel arazi kadastrosu sırasında orman niteliğinde tespit dışı bırakılan taşınmazın öncesinin orman olduğunun kabulü ile 1990 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırı dışında bırakılmasından dava tarihi olan 2007 yılına (hatta daha evvel açılan dava aynı yere ilişkinse o davanın açıldığı 1997 yılına) kadar yirmi yıllık zilyetlikle kazanma süresinin geçmesi zorunludur. Bu nedenlerle; öncelikle çekişmeli taşınmazın hangi nedenle tespit harici bırakıldığı kadastro ve tapu müdürlüklerinden (kroki eklenerek) araştırılmalı, orman niteliğiyle tespit harici bırakılmamışsa, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/677 sayılı dosyası bulunduğu yerden getirtilerek yeniden yapılacak keşifte kesinleşen dosya krokisi uygulanmak suretiyle aynı yere ilişkin olup olmadığı ve aynı yere ilişkinse, hükmün infaz edilmeme nedeni belirlenmeli, memlekat haritası ve hava fotoğraflarından yararlanılarak yapılcak inceleme ve araştırma ile dava konusu taşınmazın özel mülke konu olabilace taşınmazlardan olup olmadığı belirlenmeli ve davacı yararına zilyetlikle edinme koşulları araştırılmalı ve oluşacak sonuca göre karar verilmeli” denilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu davanın kısmen kabulü ile 09/04/2012 tarihli rapor ve krokide (A) harfi ile gösterilen 1741,52 m2 ve (B) harfi ile gösterilen 11242,29 m2 lik kısmın tamamının davacılar adına tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı Hazine tarafından davacı adına tesciline karar verilen (A) ve (B) harfli kısımlara yönelik olarak, davacılar vekili tarafından ise, reddedilen (C), (D), (E), (F) ve (G) harfli kısımlara yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi uyarınca açılan tescil davasıdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 20/07/1990 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise 10/12/1959 tarihinde kesinleşmiştir. Taşınmaz bu çalışmada tescil harici bırakılmıştır.
1) Davacılar vekilinin (C), (D), (E), (F) ve (G) harfli kısımlara yönelik temyiz itirazları bakımından;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli taşınmazın (C), (D), (E), (F) ve (G) harfleri ile gösterilen kısımlarının 20.01.1991 tarihinde kesinleşen orman tahdidi dışında ise de; tahdidin kesinleşmesinden sonra dava tarihi olan 08/02/2007 tarihine kadar 20 yılık zilyetlik süresinin dolmadığı, temyize konu (C), (D), (E), (F) ve (G) harfleri ile gösterilen kısımlarının eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılan yerlerden olduğu ve ziletlikle kazanılamayacağı belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Davalı Hazinenin taşınmazın (A) ve (B) harfli kısımlarına yönelik temyiz itirazları bakımından;
Mahkemece bozma ilâmına uyularak karar verilmiş ise de, bir takım bozma gereklerinin yerine getirilmediği görülmüştür. Şöyle ki; taşınmazın davacı adına tesciline karar verilen (A) ve (B) kısımlarının bir kısmının memleket haritasında yeşil alanda kaldığı görülmüş, ancak, bilirkişilerce yeşil olan bu kısma ilişkin bir açıklama yapılmamış, dava konusu taşınmazların memleket haritalarının yapımına esas hava fotoğrafları üzerindeki konumu gösterilmemiş, üzerindeki bitki örtüsünün ne olduğu konusunda bilgi verilmemiştir. Bu husus, Dairemizin 03.04.2014 tarihli geri çevirme ilâmı ile de istenilmiş olmasına rağmen, iade gereği de yerine getirilmemiştir. Ayrıca, her ne kadar dava konusu taşınmazın etrafında bulunan taşınmazlara ait tespitlerine esas tutulan belgelerin keşif anında uygulandığı bildirilmişse de; dava konusu taşınmazı etrafı ile birlikte gösterir orijinal kadastro paftasında dava konusu taşınmaza komşu olan taşınmazlardan yalnız 571(279 ada 1) parsel gözükmekte, doğu, batı ve güney sınırında hiçbir taşınmaz gözükmemesine rağmen, yenileme ve güncelleme çalışmaları sonrası oluşturulan güncel paftada 161, 162, 163 ve 164 adalarda yer alan taşınmazlar gözükmektedir. Dosya kapsamına göre bu taşınmazların geldi parselinin hangi parsel olduğu da anlaşılamamaktadır. Şöyle ki; bozma ilâmı öncesi yapılan keşifte dava konu taşınmazın batısında olan 162, 163 ve 164 parsellerin geldisi parselin eski 534 parsel olduğu,bu parselin de tapu kaydına dayalı olarak tespit edildiği belirtilip tapu kaydı uygulanmış, bozma ilâmı sonrası yapılan keşifte ise, taşınmazın batısında olan taşınmazların geldisinin 151 sayılı parsel olduğu belirtilmiştir. Dosya içerisindeki tapu kayıtlarından hangi bilginin doğru olduğu denetlenememektedir.
O halde; mahkemece, keşifte uygulanan 1963 ve 1989 tarihli memleket haritalarının yapımına esas hava fotoğrafları ve dava konusu taşınmazları komşuları ile birlikte gösterir orijinal kadastro paftası bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler ziraat fakültelerinin toprak bölümünden mezun olan bir ziraat mühendisi, bir harita – kadastro (jeodezi ve fotogrametri) mühendisi ile bir orman yüksek mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla, dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra, hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, imar – ihya ve zilyetliğin hangi tarihte başlayıp tamamlandığı belirlenmeli, bu belgeler ile kadastro paftası, pafta düzenlenmemişse dava konusu taşınmazın 23/06/2005 gün ve 9070 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan BÖHHBÜY (Büyük Ölçekli Haritalar ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği) hükümlerine göre koordinatlı olarak düzenlenecek haritası hem 1/5000 ve hem 1/25000 ölçeklerinde eşitlenerek kadastro paftası ile düzenlenen harita, komşu ve yakın komşu taşınmazları da içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın konumu, hava fotoğrafları ve kesinleşen orman kadastro haritası üzerinde gösterir biçimde bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve bilimsel verileri içerir, topografik ve memleket haritalarından yararlanılarak taşınmazın gerçek eğim durumunu gösterir rapor alınmalı, yeşil renkle görülen bölüm varsa bu bölüm ayrılmalı, bu bulgulara göre taşınmazın memleket haritasında yeşil alanda kalan kısımlarının öncesinin ne olduğu belirlenmeli, orman bilirikişileri tarafından hazırlanan raporda (B) harfi ile gösterilen kısımda ekin ekili olduğu, ancak, içindeki münferit meşe ağaçlarının kesildiği belirtilmiş olup, kesilen bu ağaçların yaşları tespit edilmeli, sayıları ve dağılımı konusunda bilgi verilmeli, bu ağaçların memleket haritasında yeşil olarak gösterilen kısımda kalıp kalmadığı açıklanmalı, keşif esnasında dava konusu taşınmaza komşu olan taşınmazların tesbitine esas tutulan vergi ve tapu kayıtları varsa ugulanmalı ve dava konusu taşınmazın yönünü ne okudukları belirtilmeli, fen bilirkişi krokisinde dava konusu taşınmazlara komşu olan taşınmazların eski ve yeni parsel numaraları belirtilmek sureti ile kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin temiz itirazlarının REDDİNE,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekilinin temyiz itirazların kabulü ile hükmün davacılar adlarına tesciline karar verilen (A) ve (B) harfli kısımlara yönelik olarak BOZULMASINA 20/11/2014 gününde oy birliği ile karar verildi.